Benim yazmak istediğim yaptıkları değil… Yapacakları…
Planladığımız gibi Tarık Akan, o köy kahvehanesinde buluşacağız… Senin adına da; söz… Yaşlı bir adamın titreyen eli yanaklarında dolanıp, gerçek olup olmadığını yoklarken, seni ne çok sevdiklerini, yaşlı adamın fersiz gözlerinin dolduğunu göreceksin… Kadınlar artık daha yürekli, kahvehanenin camına kadar gelip içeri laf atacaklar, her sözleri bir çığlık, için yanarak ama gülümseyerek dinleyeceksin… Yeni kuşak gençler sana benziyor… Zeki, inatçı, isyankarlar… Baktıkça “Maden” filmindeki “Nurettin”i göreceksin…
Yen şu zıkkımı kalk can dostum… Seni görünce, o “Yol” filminde koştuğun gibi, kahvehanenin önünden aşağı doğru, boynuna sarılmak için koşacağım…
Söz, söz, söz…