Bekir Ağırdır: Sermaye ve teknoloji gücünü ele geçirenlere karşı yurttaşı kim koruyacak?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sermaye, teknoloji, bilgi gücünü ele geçirenlerin hayatı yönlendirme maharetlerine, örgütlülüklerine karşı yurttaşı, bireyi kim koruyacak? Üstelik dünyanın her yerinde siyaset de bu tekellerin ve gücün kontrolüne girmişse, bizi temsil ettiğini sandığımız siyasetçiler, siyasetin finansmanı, siyasetin güçten ve oligarşik arzulardan beslenme ilişkisi nasıl denetlenecek?

Ya da toplumu oluşturan yurttaşların bir kısmı kendileri ve kaderleri büyük topluluğun yarar ve kaderinden ayrı bir hayalin peşine düştüklerinde ne olacak? Toplum derken tahayyül edilen soyut varlık aslında kimdir? Toplumların, metropollerin monolitik yapıları olmadığını bildiğimize göre yalnızca sayısal çoğunluklara dayalı iktidar anlayışı sürdürülebilir mi?

Demokrasi yurttaşlara mı kabilelere mi yoksa kimliklere mi dayanacak? Yurttaşlar kimliklerinin, aidiyetlerinin veya kabilelerinin yararı ve kaderi üzerinden düşünürlerse ne olacak?  Ya da yurttaşların bir kesimi örgütlü bir biçimde hareket eder ve süreçleri belirleyecek zihni güce veya siyasal güce ulaşırlarsa hangi sorunlarla karşılaşacağız?

Soruları çoğaltabiliriz, bu soruları sormamıza neden olan sıkıntılar bugünkü demokrasi krizinin de nedeni olan sorular aslında. 

Ne yapacağız? Tek bir çözüm yok aslında. Önce şu kabulde anlaşabiliriz: Belirsiz geleceğin sigortası çeşitliliktir, farklılıktır. Şu anda bildiklerimiz ve tanımlarımız içinde, tek hayat tarzına, tek fikre, tek model ve yönteme dayalı bir hayat doğaya da aykırıdır. O hayat tarzı, fikir, model ve yöntem bugün bildiklerimiz ve bugünkü zihniyet haritalarımız içinde en ideali olsa bile. Ve hatta bu kıstırılmışlık kendi başına ürkütücü ve tehlikelidir de.

Yapmamız gereken, geleceğin belirsizliği ve bilinemezliğine karşı, çeşitliliği korumaktır. Yeni duruma yeni çözüm ve yöntem üretme potansiyellerinin var olabilmesinin yolunu açmaktır.

Esas bu değişkenliktir ve çeşitliliktir geleceğin belirsizliğine karşı hayat sigortamız. Demokrasi farklılıkların var olmasının yoludur. İşte bu farklılıkların hayat bulabildiği, bir arada çeşitliliğin var olabilmesinin yolu da çeşitliliklerin her türlü karar süreçlerine katılabilmeleridir çözüm. 

Bekir Ağırdır’ın yazısı