Türkiye açısından başka kabul edilemez durumlar da vardı. Örneğin, ateşkesin iki meşru güç arasında yapılan bir eylem olduğunu çok iyi bildiği halde ABD heyeti, harekâta ara verilmesini ısrarla ‘ateşkes’ olarak tanımladı. Böylece terör örgütünü meşru bir güç olarak gördüğünü ve ona Türkiye ile eşit muamele yaptığını bir kez daha kanıtladı.
Müzakereler sonrası açıklanan 13 maddelik uzlaşma metnine göre ABD, terör örgütüne verdiği ağır silahları toplayacağını, mevzilerini imha edeceğini kabul etti. Oysa ABD’nin teröre verdiği destek konusundaki sicili, sözünü tutmayacağının garantisi olarak önümüzde duruyor. Bunlar yetmezmiş gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 13 Kasım’da ABD’ye yapacağı ziyaret de teyit edildi. Sonuçta, ABD küstahlığını sürdürdüğü gibi, istediğini de aldı. Türkiye ise geri adım attı.