Bakan Koca'nın 'rahatlatıcı' iki konuşması arasında 11 binden fazla kişi öldü

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

mesudeersan@diken.com.tr

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın önümüzdeki haftaki bilim kurulu toplantısında, özellikle okullarda maskeyle ilgili yeni kararların çıkabileceğini açıklamasına uzmanlar temkinli yaklaştı: “Risk grubundakileri korumak için ne yapılacak?”

Fotoğraf: AA

Bakan Koca 14 Nisan’da Sakarya’daki ziyareti sırasında yine “Endişe etmeyiniz, en kötü günlerimiz geride kaldı, müsterih olun” dedi. Koca, bilim kurulunun önümüzdeki hafta en önemli toplantılarından biri için toplanacağını ve özellikle maskeyle ilgili (okullardaki kullanımı dahil) kararlar alınacağını söyledi. Koca’nın bu suflesinin bilim kurulundan çıkacak kararları etkileyeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Bakan Koca 29 Ocak’daki bir konuşmasında yine rahatlatıcı mesajlar vermiş, “Artan vaka sayılarının sizi ürkütmemesini sağlık bakanınız olarak en yüksek sesle söylüyorum. Endişe etmeyiniz, hastalık eski günlerindeki gücünde değil” demişti.

29 Ocak’taki bu konuşmadan 14 Nisan’a kadar resmi rakamlara göre toplam 11 bin 643 kişi Covid-19 nedeniyle öldü. Takvimi 1 Ocak’tan itibaren başlatırsak, ölenlerin toplam sayısı 16 bin 153.

Omicron’un Türkiye’de yayılmasıyla başlayan beşinci dalga 2-8 Şubat’da en yüksek düzeye çıktı. Günlük en yüksek vaka sayısı 111 bin 157’yi buldu. Daha sonra düşüşe geçti. Yedinci haftasında vaka sayısı 14 bin 364’e kadar düştü. Ölüm sayıları aynı dalgada, vaka artışından 19 gün sonra 12 Ocak’tan itibaren artışa geçti. Günlük ölüm sayısı 309 ile 15 Şubat’ta en yüksek düzeye çıktı. 25 Şubat’tan itibaren de düşmeye başladı. 14 Nisan’a geldiğimizde 21 kişinin öldüğü kayıtlara geçti.

Önce Bakan Koca sinyal veriyor, sonra karar çıkıyor

Bilim kurulunun 2 Mart’taki toplantısından günler önce yine Koca, önlemlerin gevşetileceğine dair sinyal vermişti.

Bilim kurulunda önlemlerin gevşetilmesi çok tartışılsa da siyasi iradenin dediği olmuş ve yeni dönem ilan edilmişti. Açık alanlar ile sosyal mesafenin uygulanabildiği ve uygun havalandırma koşullarının bulunduğu kapalı yerlerde maske kullanma zorunluluğu kaldırılmıştı.

Okul, hastane, sinema, tiyatro gibi kişiler arasında gerekli sosyal mesafenin sağlanamadığı kapalı yerler ile otobüs, minibüs, servis, tren, metro, vapur, uçak gibi her türlü toplu ulaşım araçlarında maske kullanma zorunluluğu devam etmişti.

AVM, tiyatro, halı saha gibi belirli alanlara girecek veya otobüs, tren, uçak gibi toplu ulaşım araçlarını kullanacak kişilerin HES kodu sorgulanmaması kararlaştırılmıştı. Uçak yolculuğu öncesi PCR testi gerekliliği kaldırılmıştı. Uzmanlar pandemi devam ederken önlemlerin gevşetilmesi erken bulmuştu.

‘Riskli grubu gözden mi çıkarıyoruz?

Bakan Koca’nın son konuşması yine yoldaki gevşeme kararlarını işaret etti. Göğüs hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Haluk Çalışır, ölen insanlara işaret ederek “Ailelerine sormak lazım endişeye gerek var mı yok mu” diye sordu.

Okullarla evler arasında hastalıklar dolaşıyor. Türkiye’de 12 yaşın altına henüz Covid-19 aşısı uygulanmıyor. Çocuklar okuldan evlerine, evlerinden de okula hastalıkları taşıyor.

Evdeki riskli gruba (yaşlı, kanser tedavisi gören, bağışıklık sistemi baskılanan, diyabet hastası ve obeziteli bireyler gibi) Covid-19’u bulaştırabiliyorlar.

Çalışır, “Risk grubundakiler için hayat, sayın bakanın söylediği gibi seyretmiyor. Toplum olarak onları gözden çıkaracak mıyız” diye sordu.

Okullarda maske devam etmeli

Okullarda maskelerin kaldırılmasının doğru bir adım olmayacağını belirten Çalışır, şunları dedi: “Maskeleri kaldıran ülkeler oldu ama hastalık düşmüşken tekrar tırmanmaya başladı. Kapalı ortamlarda maske takılmasına devam edilmeli. Aşılanma, maske kullanımı ve havalandırma hastalıktan korunmada önemini koruyor.

Omicronla birlikte kapalı ve kalabalık ortam cerrahi maskeler korumaya yetmiyor, N95-FFP2 maskelerinin takılması gerekiyor. Bunların günde 2-3 kez değişirilmesi gerekmiyor. Birkaç kez kullanılabiliyor. Bir ortamın havalandırmasının uygun olup olmadığını uygun cihazlarla ölçmeden söyleyemezsiniz. Bunun için şimdiye kadar hiçbir adım atılmadı maalesef.”

Önlemler kaldırılırken, bu kadar hızlı düşüş nasıl oluyor

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin (HASUDER) Covid Covid-19 Pandemisinde Güncel Durum ve Öneriler Raporu’nda Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Arş. Gör. Dr. Eylül Tutal Altaş ve Prof. Dr. Gül Ergör, 2021 Nisan’daki pikin inişi ile 2022 Şubat’daki pikin inişini karşılaştırıldı.

2022’deki iniş, 2021’e göre çok daha yüksek bir hızla oldu. Özellikle 2 Mart’ta HES kontrolü uygulamasının kaldırılması ve maske kullanım kurallarının gevşetilmesiyle birlikte vaka düşme oranı daha fazla arttığını işaret eden uzmanlar, “Önlemlerin kaldırıldığı bir dönemde bu hızlı düşüş oranı açıklanabilir bir durum değil” dedi.

Veriler şeffaf paylaşılmıyor

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğrul Erbaydar, pandemiyle ilgili pek çok detay ve verinin sağlık bakanlığı tarafından şeffaf bir şekilde paylaşılmadığını söyledi.

Verileri bilmeye herkesin hakkı olduğunu belirten Erbaydar, şunları söyledi: “Veriler ortada yokken kararlar alınıyor. Tartışılması istenmediği için verilerin gizlendiğini düşünüyoruz. Kararlar, bilimin ya da halk sağlığının gereklilikleri ve önceliklerine göre değil, siyasi ve ekonomik kaygılarla alınıyor olabilir. Önlemlerin hangi gerekçelere dayanılarak kaldırıldığını merak ediyoruz.”

Her ülkenin pandemi kontrolünün kendine özel ve farklı olduğunu hatırlatan profesör, şöyle konuştu: “Aşıları daha etkili ve aşılanma oranları bizden daha yüksek ülkeleri örnek alarak tedbirleri bırakmak doğru değil. Kararlarımız kendi verilerimize, koşullarımıza uygun olmalı. Örneğin artık Türkiye’de okullarda bulaşma olmadığını biliyor muyuz ki maskelerin çıkarılmasını konuşuyoruz. 12 yaşın altına aşı henüz gelmedi. Çocuklar arasında Covid-19 enfeksiyonu dolaşmıyor mu artık?”

”Pandemi bitti, problem yok’ mesajı yanlış

Sağlık Bakanlığı verilerine göre tam aşılıların oranı 18 yaşın üstündeki nüfusta yüzde 63. Takviye aşı olanların oranı yüzde 43.3. Risk grubundakilerin büyük bölümü, ilk gelen inaktif aşı Sinovac’la aşılandı. Sinovac yeni varyantlara karşı etkili değil. Koruma süresi geçti. 

Erbaydar bu koşullarda topluma ‘Pandemi bitti, problem yok!’ mesajının verilmesini eleştirdi. ‘Riskin gerçekçi değerlendirilmesi’ gerektiğini söyleyen profesör, şunları dedi: “Özellikle aşısızlar, eksik aşılılar ya da sadece inaktif aşıyla aşılanmış kişiler için risk düzeyinin mutlaka tanımlanması lazım. Pembe tablo çizmek için ‘Çok şükür pandemiyi atlattık’ açıklamaları yapılması aşılamanın durmasına yol açar. Evet Omicron bugün için büyük bir risk oluşturmuyor. Ama sonrası için virüsle sözleşmemiz yok. Bütün yatırımımızı ve öngörülerimizi sadece iyi senaryoya göre yapıyoruz.”

Bitmeden bitmiş gibi davranmayalım

Aşılar ya da enfeksiyonu geçirerek gelişen bağışıklıktan kaçabilen, ağır enfeksiyon yapan yeni varyantların da gelebileceğini hatırlatan Erbaydar, orta ve kötü durum senaryolarına hazırlıklı olmak gerektiğini söyledi: “Mutasyonlar şansa bağlıdır. Hangi senaryoların yaşanacağını bugünden bilemeyiz. Maskelerin kapalı ve iyi havalandırılmayan alanlarda, özellikle uzun süre aynı havanın solunduğu toplu taşıma araçlarında hala gerekli olduğunu düşünüyorum. İnsanlara kapalı alanlarda maske takmalarını tavsiye etmek ne ekonomiyi ne toplum psikolojisini ne de eğitimi aksatır. Hepimiz pandemi sürecinin bitmesini istiyoruz. Ama bitmediğini göre, bitmiş gibi davranmak yerine farkındalığı sürdürmek lazım.”