Bahçeli'den CHP'ye: Komisyona girmesi değerli, önşartlar dayatması anlamsız

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’nin ‘terörsüz Türkiye’ komisyonuna katılmasından memnun ama şartlarından rahatsız:

“CHP’nin üye vermesi değerli bir adım iken süreci yokuşa sürecek önşartlar dayatması da bir o kadar anlamsız ve mantıksızdır.”

Fotoğraf: AA

Partiler 31 Temmuz’da komisyona katılacak vekilleri TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a bildirmişti. 51 vekilden oluşması planlanan komisyon, İYİ Parti katılmadığı için 48 vekilden oluşacak.

AKP adı henüz açıklanmayan komisyon ‘Terörsüz Türkiye Komisyonu’ olarak adlandırıyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, komisyona katılma şartıyla ilgili şunları demişti: “Önerimiz iki yönlü; grubu bulunan siyasi partiler eşit sayıda temsil edilsin ve kararsal çoğunluk olsun ya da nitelikli çoğunluk sağlansın. Nitelikli çoğunluk olmazsa ‘evet’ demeyeceğiz.”

Özel bu konuda söz alınca komisyona katılma kararı vermişti.

Komisyonun üye dağılımı

Partilere göre üye dağılımı şöyle:

  • AKP: 21
  • CHP: 10
  • DEM Parti: 4
  • MHP: 4
  • Yeni Yol Grubu: 3 (Gelecek, Deva, Saadet)
  • HÜDA PAR, Yeniden Refah, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Demokratik Sol Parti (DSP) ve Demokrat Parti’den birer vekil

Bahçeli X hesabından konuyla ilgili özetle şu açıklamayı yaptı:

* Terörden arınmış, terörle yollarını ayırmış, terörü kutlu hayatından söküp atmış Türkiye’yi durduracak, duraklatacak ve durgunluğa sürükleyecek herhangi bir müessir ve mütehakkim gücün varlığı artık sadece hayal mesabesindedir.

* Kuşatma yarılmış, bölgesel ve küresel kumpas sökülüp atılmıştır. Terörsüz Türkiye, tereddütleri geriletmiş, tenakuzları gidermiş Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye, milli birlik ve kardeşliği güncellemiş ve güçlendirmiş Türkiye’dir.

* Terörsüz Türkiye’yi siyasi ve ideolojik çıkarlarına aykırı görenlerin bir kaşık suda fırtına koparmak için yanıp tutuşmaları, bunun yanında kabaran istek ve iştahları son günlerde iyice artmış ve yaygınlaşmıştır.

* Statükodan geçinen bağnaz kafalar, vesayet özlemi çeken bağımlı odaklar, milliyeti meçhul sözde milliyetçiler, yalan ve dedikodu borsasına yatırım yapan melun çevreler, emperyalizm ve Siyonizm uşaklığına heves eden işbirlikçiler topluca Terörsüz Türkiye hedefini yıkma ve yıpratma amacında birleşmişlerdir.

* Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan, bilahare partimizin dört milletvekiliyle temsil edileceği ‘Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu’na katılmayan, bununla da kalmayıp asılsız, haksız ve hayasız eleştirileri sıralayan ipsiz sapsızların “Biz komisyoncu değiliz” zırvasına sığınmaları ciddiyetsiz ve değersiz bir açıklamadır.

* Gazi Meclis’in işleyiş ve işlevselliğinde, aynı zamanda demokratik mekanizmaların ikmal ve ilerleyişinde mühim mevkii bulunan komisyonları ‘komisyonculukla’ bir ve eşit görenlere tutarlılık gereğince düşecek ahlaki sorumluluk İçtüzükte tanımlanmış bütün komisyonlardan da derhal çekilmektir.

* “Bizim komisyonumuz Türk milletidir” sözü işin özünde mazisi ve mesleği komisyonculuk olanların hezeyan ve hezimetinden başka bir şey değildir.

* Hayatının her diliminden hesap yapan, menfaat peşinde koşan, satış ve dönüş ustası bir devşirmenin millet adına bizden hesap sorma beyanı sadece akıl kaybı değil, cambazlık yaptığı ipte nasıl bir küstahlığın ve kifayetsiz muhterisliğin esiri olduğunu da belgelemiştir.

* Vakti ve zamanı geldiğinde tarih ve millet huzurunda kimin kimden hesap soracağını herkes görecektir. Bu ise sadece sabır ve zaman meselesidir.

* Diğer yandan Meclis’te çalışmalarına başlayacak olan komisyona CHP’nin üye vermesi değerli bir adım iken süreci yokuşa sürecek önşartlar dayatması da bir o kadar anlamsız ve mantıksızdır.

* Türkiye terör musibetinden kalıcı olarak kurtulacaktır.

* Buna müzahir ve münasip tavır almak, zorlaştıran değil kolaylaştıran, uzlaşmadan kaçan değil milletimizin haysiyet ve hissiyatını kucaklayan yapıcı ve destekleyici siyasi duruşa büyük bir ihtiyaç olduğu tartışmasızdır.

* 48 üyeden müteşekkil komisyonun nasıl çalışacağı, bu suretle karar alma şeklinin ne olacağı, toplantı esas ve usulleriyle ilgili ilkesel kaidelerin nasıl belirleneceği doğal mecrasında ve ileriki günlerde iyice netleşecektir.

* Bu konuda suyu bulandırmaya, kuşkuları tırmandırmaya yer ve gerek yoktur. Kaldı ki ‘Terörsüz Türkiye’ hususunda tarihi gelişmeler yaşanmaktadır.

* Bu gelişmeleri bir noktada tıkama çabaları, komisyon çalışmalarını peşinen baltalama arayışları taktik mahiyetli bir yıldırma ve yıpratma kampanyasıdır.

* Komisyona üye veren partilerin bu kurnaz ve kirli kampanyaya direniş göstereceğine inancım ve itimadım ise tamdır.

‘Terörsüz Türkiye Komisyonu’nun ilk toplantısı 5 Ağustos’ta