Amaaaa, yapmayın hanımefendiler, beyefendiler; Dünya Kupası ne olursa olsun bir şenliktir, festivaldir ve futbolun en güzel yanıdır.
Brezilya’da olanlar içinize sinmiyorsa haklısınız. Eksik izleyin, ama izleyin.
İlle de rahatlamak istiyorsanız söyleyeyim; Güney Afrika’da bundan çok daha ağır bir sosyal ve kentsel tahribat vardı ve hiçbir dünya kupası Arjantin diktasının dalaveresiyle kazanılan 1978 kadar kirli değildi. Yok yok galiba, Mussolini’nin 1934’ü daha beterdi. Ya da Reagan-Bush geçiş sürecinin ayak oyunlarıyla alınan oyunla alakasız 1994 ABD mi desem?
Neyse bu böyle uzar gider. Tarih bu konuda pek iyi bir referans değil.
Ama tersi de var, bak onu da söylemeliyim. Arjantin’in Falkland’da kaybettiğini sahada kazandığını unutmayız. İran’ın ABD’ye kafa tutmasını da; herkese gider yapan muhalif 1974-78 Hollanda takımını da Kara Kıta Afrika’nın her kupada en az bir takımla yükselttiği isyanı da Maradona’nın FIFA baronlarına ithaf ettiği kupasını da; ırkçıları, yabancı düşmanlarını ifrit eden 1998 Fransa’sı ve 2006 Almanya’sını da…
Bıktırmayayım diye kısa kesiyorum, yoksa bu liste de uzar gider, ona göre…