Dinlerken kanım dondu. Erdoğan aynen şöyle diyordu çünkü:
“Suriye ile yeniden diplomatik ilişkileri kurmamak için bir sebep yok. Geçmişte nasıl yaptıksa yine yapabiliriz. Suriye’nin iç işlerine karışmak gibi bir niyetimiz yok. Biliyorsunuz ailece görüşmeye varana kadar sayın Esed’le geçmişte nasıl yaptıksa yeniden yapmamamız için bir sebep yok.”
Neresinden başlamalı anlatmaya! Suriye’nin iç işlerine karışmak gibi bir niyetimiz yok muymuş!!!!
Esad’ın kuracağı hükümete, Müslüman Kardeşler örgütü mensubu şu kadar değil de bu kadar isim alınması ısrarı neydi? Anayasalarında neyin ne olacağına “BİZ” karar vermeyecek miydik?
Ya “ailece görüşme” hatırlatması?
Erdoğan, Esad’a katil / terörist / zalim vs dediğini unuttu mu yoksa ahalinin unuttuğunu mu umuyor.
“Biz” yani Erdoğan Türkiyesi Suriye ile savaşta değil miydi? Onu da mı hatırlamıyoruz!
Evet! AKP’lilerin “babası”, Cumhur İttifakı ile aşırı milliyetçi / islamcı kitlenin “reisi” unutmayı seçiyor.
Oysa milyonlarca hayat etkilendi Suriye savaşında. Gençler öldüler. Sakat kaldılar. Geleceklerini kaybettiler.
Bu konuda, özür falan da beklenmez nasıl olsa ama, acılar üzerine iki kelime de mi edilmez! O acıların “yok sayılmadığını” hissettiren bir jest de mi yapılamaz!
Evlatlar şimdi de Esad’la kolkola alevlere mi sürülecek?
Bakın yaygın bir benzetmedir: “Savaş yaşlıların karar verdiği, gençlerin öldüğü bir iktidar oyunudur.”