Sandığa kadar çok şey değişebilir. Günlük manevraları strateji zanneden iktidar, Rusya-ABD hattında rotasını şaşırabilir. Afrin’in rüzgarı kesilebilir. “Fırat Kalkan” harekatında olduğu gibi, Afrin’de de kendimizi birden “harekat başarılı biçimde sona erdi” açıklamasıyla karşı karşıya buluveririz. “Şehitlere rahmet” deyip “yeni konulara” geçiveririz.
İktidar, bu yüzden işi şansa bırakmak istemiyor. Afrin rüzgarının esip savurduğu günlerde MHP ile ittifak boşuna değil. Anketlerde barajın altında görünen MHP’yi Meclis’e taşımak, bu arada Erdoğan’ın koltuğunu garantilemek.. Bunu gerçekleştirebilmek için de seçim yasasını, Anayasa’ya aykırıymış değilmiş umursamadan iki günde değiştirmek.. Yasanın içine mühürsüz pusuladan tutun da sandığa güvenlik görevlisi çağırma “hakkı”na, işe yarayacak bütün malzemeleri atıvermek..
İktidar koltuğu kaybetmemek için her şeyi yapabilir. Yapıyor. Yapacak. Bu ülkenin gençlerini ölüme gönderirken tereddüt etmeyecek. Sandıkta aklımıza gelen gelmeyen her “önlemi” alacak.
Muhalefet, daha doğrusu toplumsal muhalefetin öncü gücü olması gereken CHP ise neredeyse hiçbir şey yapmayacak. Örneğin referandumda yüzde 51.2 alındığını “bildiği” halde harekete geçmeyecek. Sokağa çıkmayacak. Bu vahim / korkunç bilgiyi bir sabah haberlerine saklayacak! Afrin operasyonunu da, arkasındaki senaryoyu görüp anlamadan anında destekleyecek. İktidarın yelkenine rüzgar olacak. Hatasını anlayınca ufak ufak dönmeye çalışacak.