Dezenformasyon yasası denilen sansür kanunu Meclisten geçti. Maden kazası oldu.
Türkiye Taşkömürü Kurumu ilk yazılı açıklamasını; ölenler için taziye bildirimi, kalanlara sabır dilekleri, kazaya dair bulgular, nedenin ve sorumluların araştırılmasına dair çabalar üzerine değil de “2019 Sayıştay raporuna atıfla yapılan yüksek metan gazı” ve “Sayıştay Enerji Grup Başkanının ziyaretinin denetim amaçlı olduğu” haberlerinin dezenformasyon içerdiği şeklinde yaptı.
“İş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyuluyor ayrıca denetime değil ziyarete gelmişlerdi” yazdılar. Tam 7 saat sonra “Milletimizin başı sağ olsun” diyebildiler.
Önce kurumu savun sonra icabında ölenlere üzülmüş gibi yaparsın. Beklerler çünkü belki de kurum ve sorumlularının salahiyeti için öleni suçlamak gerekecektir. Bir zamanlar Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ataması yapılmayan öğretmen intiharları için ilgi çekmek adına öldüklerini iddia etti mi? Etti.
Bu yazılı açıklamada bir cümle diyor ki: “Söz konusu haberler gerçeği yansıtmadığı gibi dezenformasyon içermektedir.”
Yayımlanan metin patlamanın gerçek sebebini söylüyor mu? Hayır. Teknik açıklama yapıyor mu? Hayır. En son ne zaman denetimin gerçekleştiğini ve sonucunun ne olduğunu beyan ediyor mu? Hayır.
Peki madem haberler dezenformasyon, o zaman iddia ettiğiniz gerçek ne? Orada “dezenformasyon” kelimesi yasaya yaslı bir tehdit zira bağlamdan kopuk.