Ayşen Şahin: Bir şakaya gülmemek mağduriyet değildir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Halkın dini değerlerini aşağılama suçunda yazım hatası var sanki. Halkın Sünni değerlerini korumak üzere inşa edilmiş gibi. Kimliğinde T.C. ibaresi olsa da din hanesi farklı olanı, boş olanı, mezhebi farklı olanı korumak için hiç devreye girmedi. Uğur Kurt cemevinde öldürüldü. Bir camide bir Müslüman öldürülseydi bu ülkede taş taş üzerinde kalır mıydı?

Dini değerlerim aşağılandı şikayetinde bulunanların dini değerlerine hakimiyeti hiç sorgulanıyor mu? Zira mesela yanlış bildiğin bir şeyi bilen biri düzelttiğinde yaşadığın alınganlığın da yasayla korunmaması lazım.

Bilginin önemine inanan her insan gibi açıp bakıyorum kanun maddesine: TCK madde 216/3 diyor ki suçun oluşması için fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması şarttır.

Hem de “İncitici, rahatsız edici, kışkırtıcı olsa dahi eleştiri niteliğindeki düşünce açıklamaları veya sanatsal ifadeler veya bilimsel görüşler, TCK m.216/3’de düzenlenen suçun konusunu oluşturmaz.”

Şimdi böyle bir maddeden kime nasıl ters kelepçe takılabilir?

Cumhurbaşkanına hakaret suçunun kapsamı cumhurbaşkanına güzel vasıf atfetmemek kadar geniş bir kapsama ulaştı. Sair bir yurttaşın bir kamu görevlisiyle arasındaki bağ sevgi ile tanımlanmak zorunda değil. Ve evet Cumhurbaşkanlığı sadece bir kamu görevidir ve dönemseldir.

Dokunulmaz kılınan her kutsal, insanlığın ilerlemesinin önünde engel bir dogmadır.

Bir şakaya gülmemek mağduriyet değildir.

Yenilgilerin hası, mizah hepten kaybedildiğinde yaşanır.

Gülmeyi unutan bir halk ne için savaştığını da zor hatırlar.

Şakadan anlamayan nesle aşina olmayı reddedenler ses çıkarsın. Ses çıkarmak sosyal medyada yazmaktan ibaret değil.

İcabında herkes bir gösterinin en sevdiği bölümünü mimiğine kadar ezberleyip her yerde anlatabilir.

Ayşen Şahin’in yazısı