Ayşe Hür: Zeytin ağacı, antik Yunan'dan Tevrat ve Kuran'a, kutsaldır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Yunan mitolojisine göre Deniz Tanrısı Poseidon ile Bilgelik Tanrıçası Athena arasında bir şehir üstüne anlaşmazlık yaşandığında, ‘baş tanrı’ Zeus, anlaşmazlığı gidermek için ikisi arasında bir yarışma düzenler. İnsanlar hangisinin verdiği hediyeyi seçerse, şehre onun adı verilecektir. Poseidon üç dişli çatalını kayaya vurur ve denizlerden dört muhteşem at çıkarır. İnsanlara “bu atlarla dünyanın her yerine gider, ordular kurar, fetihler yaparsınız” der.

Athena ise mızrağını yere saplar ve ondan bir zeytin ağacını çıkarır. İnsanlara “bu ağaç yüzyıllarca yaşar, meyvesini yeşilken de siyahken de yersiniz. Meyvesinden yağ yapar, yağından ateş yakarsınız” der. İnsanlar Athena’nın hediyesini seçer. Şehire de onun adını verirler. Antik Yunan’ın ünlü destancısı Homeros zeytinyağına ‘sıvı altın’ der. Atina’nın ünlü siyaset adamı Solon’un kanunları, zeytin ağacını kesenleri cezalandırır.

Tevrat’a göre Nuh Tufanı durulduktan sonra Nuh, gemisinin penceresinden beyaz bir güvercin salar. Güvercin gagasında bir zeytin dalıyla döner. İncil’e göre İsa’nın göğe yükseldiğine inanılan Kudüs’teki Zeytindağı’ndaki bahçede o zamandan kalma zeytin ağaçları bugün hala yaşamaktadır.

Kuran’daki Tin Suresi şöyle başlar: “Tin’e (incir) ve zeytuna hamdolsun. Sina Dağı’na hamdolsun. Bu güvenli şehre (Mekke) hamdolsun….” İçinde zeytin geçen Nur 35, Enam 99 ve 141, Nahl 11, Mü’minun 20, Abese 29 ve muhtemelen gözümden kaçan başka ayetleri de, Mescid-i Aksa için savaşı göze alacak kadar galeyana gelen, buna karşılık Yırca köyündeki zeytin katliamını sessizce izleyen müminler açıp okusun…

Ayşe Hür’ün yazısı