Gerek Batı’da, gerek ülke içinde, son derece yaygın biçimde, Türkiye’nin hızla Avrupa Birliği’nden uzaklaştığı, Türkiye’nin AB’den koptuğu, Avrupa değerlerini çiğnediği; Recep Tayyip Erdoğan’ın politikalarının Türkiye’yi Batı’dan, Avrupa’dan ve Avrupa Birliği’nden uzaklaştırdığı iddia ediliyor.
Bu iddiaların tamamı asılsız.
“Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” ya da “hem suçlu, hem güçlü; hem arsız, hem de yüzsüz” ifadeleri, içinde olduğumuz durumu açıklamaya yetiyor.
Türkiye AB’den uzaklaşmıyor; tam tersine AB hızla Türkiye’den uzaklaşıyor. Türkiye AB’den değil, AB Türkiye’den kopuyor. Avrupa değerlerini ise, Türkiye değil, bizzat Avrupa çiğniyor.
Son günlerde yaptıkları açıklamalar ve takındıkları tavırlarla, niyetlerini daha da açık ettiler, maskelerini daha da indirdiler: Türkiye’nin, PKK ve FETÖ terörüne karşı mücadelesinden rahatsız olduklarını artık gizleme gereği bile duymuyorlar. PKK’ya, FETÖ’ye, onların uzantısı olan siyasi oluşumlara, onların propaganda araçları olan medyaya ve gazeteci maskesi ardına saklanmış hain/teröristlere açık açık destek vererek, terörün arkasında olduklarını gösteriyorlar.
Avrupa Birliği, 15 Temmuz darbe girişimine gizliden sahip çıkarak, FETÖ ve PKK terörünü açıktan savunarak, Türkiye ile ilişkilerinde onarılamaz yaralar açtı.