Aydın Engin: Kılıçdaroğlu parti içi dengeleri bozmamak adına ne İsa'ya ne Musa'ya yaranabiliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Kemalizmi bir Türk milliyetçiliği olarak kavrayanlar da, 1930’ların “devlet fideliğinde kapitalist yetiştirmek” olarak tanımlanması gereken ekonomi politikalarını “sol” sananlar da, “Çobanın, karnını kaşıyan adamın oyu ile benim oyum bir mi? Oysa hepsi birer oy sayılıyor. Demokrasi buysa ben yokum” diyenler de, 15 Temmuz gecesi, henüz darbenin yönü ve başarısızlığı belli olmadan Edremit Akçay’da, Muğla’nın Akyaka’sında toplaşıp hep bir ağızdan 10. Yıl Marşı söyleyenler de CHP saflarında, sosyal demokrasinin özgürlük, eşit haklı yurttaşlık, herkes için fırsat eşitliği ilkelerini içtenlikle benimsemiş ve siyasal mücadelesini bu eksen üstünde sürdürenler de CHP saflarında.

Bu, kaçınılmaz bir kilitlenmeye yol açıyor

Ekonomik ve sosyal politikalarında inandırıcı, umutlandırıcı bir gelecek umudu sunamıyor; kitleleri hiç olmazsa seçmen olarak kendine çekemiyor.

İyi niyetinden hiç kuşku duymadığım Kemal Kılıçdaroğlu ise parti içi dengeleri bozmamak adına ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabiliyor, dahası sözünü ettiğim kilitlenmeyi pekiştiriyor.

Aydın Engin’in yazısı