Aydın Engin: Kıçını demokratik standartlarda ısrar eden Batı'ya döndüren bir Türkiye inşa ediliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bu topraklarda devletin yüzünü Batı’ya dönüşünü çoğu tarihçi 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın devlet zoruyla ortadan kaldırılıp ve yerine “Batı tarzı ordu” kurulmasıyla tarihlendirir ve o günü “Vakayi Hayriye” diye adlandırır; yani “Hayırlı olay.”

Tam 190 yıldır bu ülkenin yüzünü Batı’ya çevirmesi, ki bu ister istemez sırtını Doğu’ya çevirmektir, bir devlet politikası olageldi. AKP elebaşılarının sımsıkı sarıldığı Osmanlı sultanları 1826’dan itibaren bu politikayı izlediler.

Mustafa Kemal bunu daha da radikal bir devlet politikasına dönüştürdü. Atatürk sonrası siyasal liderler bu politikanın takipçisi ve yürütücü oldular. 2002’de tek başına iktidara gelen Tayyip Erdoğan AB üyeliğine yönelik en güçlü ve kararlı adımları atan bir lider olarak kendini ortaya koydu.

Avrupa Birliği üyeliği gecikirse ne olacağını soranlara “O zaman Kopenhag kriterlerinin adını Ankara kriterleri olarak değiştirir, yolumuza devam ederiz” buyurdu. Yalandan kim ölmüş?

Şu günlerde 190 yıllık bir çizgiyi tümüyle terk eden, yüzünü Doğu’ya, biraz Putin, biraz İran, biraz Çin’e, eh epey de Körfez’e, yani Katar’a, Suudi Arabistan’a çeviren, kıçını da demokratik standartlarda ısrar eden Batı’ya döndüren bir Türkiye inşa ediliyor.

Demokrasi liginde oynama hedefi terk edilip “Kapalı, sorgulanamaz, eleştirilemez otoriter liderler ligi”nde oynamaya hazırlanılıyor.

Gel de tadını çıkara çıkara yazma…

Aydın Engin’in yazısı