Aydın Engin: Karakışın ortasında içi üşüyen, içi çok üşüyen küçük bir Suriyeli çocuğum ben

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

45 gündür durulmuşa benzeyen KHK saldırısı da kar fırtınasını bekliyormuş. Art arda üç kanun hükmünde kararname (KHK) yayımlandı. Doymak bilmeyen “iktidar canavarı” binlerce kişiyi, Barış Bildirisi’ne imza koymuş akademisyenler başta, polis memurlarını, askerleri karakışın ortasında işsiz, aşsız, geleceksiz bırakıverdi.

Örnek, sadece örnek: İzmir’de Melek Göregenli’yi öğrencilerinden, İzmit’te Ömer Faruk Gergerlioğlu’nu hastalarından uzaklaştıran bir zihniyetin salyalı soluğunu ense kökümde duyarken ve önümde doğanın ak örtüsü beni sevindiremeyen bir güzellik sunarken yazı toparlamak zor. Ya içinden gelenleri sözcüklere dökeceksin, ki o zaman savcının karşısına dikilmen önlenemez ya da şimdi olduğu gibi soluk sözcüklerle bir şeyler geveleyeceksin…

Vazgeçtim.

Yazı gevelemekten vazgeçtim.

Karakışın ortasında içi üşüyen, içi çok üşüyen küçük bir Suriyeli çocuğum ben.

Aydın Engin’in yazısı