Aydın Engin: CHP'deki iç çalkantılar 'güzel' bir huzursuzluk

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

CHP, 1960’ların sonunda başlayan “ortanın solu” hareketinden bugüne, yukarıda kişiler üstünden örneklemeye çalıştığım uyumsuzlukları, kaçınılmaz iç çekişmeleri hep yaşadı. Bugün de yaşıyor. Ancak artık taşıyamayacak hale geldi. Taşımaya devam etmek istese de, yokmuş gibi davransa da, çözmek yerine buzdolabına koymayı tercih etse de artık taşıyamayacak.

Bir örnek:  23 Kasım’da Başbakan Davutoğlu Dersim’e gidiyor. Ankara gazetecisi meslektaşlarımızdan gelen bilgilere göre orada “özür” dileyecek, ardından da AKP’nin yılan hikâyesine dönmüş “Alevi açılımı”nın içeriğini ilan edecek(miş).  CHP, iktidar partisinin bu hamlesini, bu siyasal manevrasını tribünde oturup izleyemez; “Ey Aleviler sakın inanmayın. Bunlar samimi değil” yollu sade suya tirit cevaplarla da geçiştiremez.

Peki ne yapar?  İşimiz falcılık değil. Göreceğiz. Ama şimdiden söyleyebiliriz, AKP’nin hamlesine sahici bir cevap üretir ve bu cevaba parti örgütünün bütünü sahip çıkarsa yazının başında işaret ettiğim düğüm çözülmeye başlar.

… CHP istifalarla, iç çalkantılarla, önde gelenlerinin birbiriyle çelişen açıklamaları ve tutumlarıyla huzursuz günler yaşıyor.  Bu iyidir. Bu bereketli ve sağlıklı bir huzursuzluktur. Mümtaz Soysal’ın 12 Mart arifesindeki Türkiye’yi tanımlarken kullandığı nitelemeyi ödünç alacağım: Bu “güzel huzursuzluk”tur…  Umalım sonuçta kazanan demokrasi olsun…

Aydın Engin’in yazısı