Aydın Engin: AB, Kopenhag'ı yok sayan bir Türkiye'yi kabul eder mi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Erdoğangillerin Maastricht kriterleri ile hiçbir sorunları yok. O kriterleri gönülden, yürekten benimsiyorlar. AKP’nin küresel kapitalizmle tam bütünleşmiş bir ‘siyasal İslam’ partisi olarak doğduğu, yürüdüğü ve yürümekte olduğu gözardı edilmezse Maastricht kriterleriyle uyumu kimse için şaşırtıcı olmaz.

Buna karşılık Kopenhag kriterleri Erdoğangiller için sahici bir karabasan.

Demokrasinin derinleşerek işlediği, hukuk devletinin kâğıt üstünde kalmadığı, düşünce, basın ve şiddet içermeyen gösteri yürüyüşü özgürlüklerinin kısıtsız olduğu bir ülke ile Erdoğangillerin siyasal zihniyet ve hedeflerini bir arada düşünmek mümkün mü?

“İdam kabul edilirse Türkiye’nin AB üyeliği biter” uyarılarına rağmen Erdoğan’ın “İdam da idam” diye tutturmasının salt kişisel saplantılardan ve hastalıklı bir ruh halinden ibaret olduğunu mu düşünmeliyiz? Yoksa AKP elebaşı kadrolarının düşlediği “Maastricht kriterlerinin alabildiğine uygulandığı, Kopenhag kriterlerinin ise resmen çöpe atılmasa bile buzdolabının en dibindeki derin dondurucu bölüme konduğu bir Türkiye”ye ulaşmak için idam ısrarı mükemmel bir bahane değil mi?

Peki AB Maastricht’e gönülden uyan, Kopenhag’ı yok sayan bir Türkiye’yi kabul eder mi?

Şirketler Avrupası eder. 12 Eylül faşizmini kabul ettiği gibi, bunu da kabul eder.

Aydın Engin’in yazısı