Avukat da 'Twitter adaleti'ne sığındı: Öldürülsem, yazık oldu deyip geçilecek mi?

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

mesudeersan@diken.com.tr

Musallatı M.G. tarafından altı yıldır, ısrarla takip ve taciz edilen avukat T.G.G., üç sene önce suç duyurusunda bulunduğu halde yol alamayınca ‘Twitter adaleti’ne başvurdu.

Yaşadıklarını Twitter hesabı üzerinden anlatan 26 yaşındaki G., “Buraya sığınmak istemezdim ama önce eşime sonra eşimin 20 yaşındaki kuzenine ulaştı. Bir yandan hukuk yavaş işliyor diğer yandan çok korkuyorum” dedi.

Fotoğraf: Hale Güzin Kızılaslan (csgorselarsiv.org)

Diken’in sorularını yanıtlayan G, M.G.’nin tacizlerinin 2016’da başladığını, 2019 Mart’ta İstanbul Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunduğunu, iddianamenin 2021 aralıkta düzenlenerek davanın açıldığını söyledi. Süreçte üç savcının değiştiğini ve her birinin kapısına giderek, “Harekete geçin, korkuyorum” dediğini anlatan G. soruyor: “Öldürülsem ne yapacaklardı? Yazık oldu deyip geçilecek miydi?”

Aynı şansın bir başka arkadaşına daha musallat olduğunu belirten G., “Bu arkadaşım Anadolu Adalet Sarayı’nda, benimle aynı tarihte suç duyurusunda bulundu. Dosyası aynı delillerle bir sene içerisinde açıldı. Hatta gittim ve dosyasına tanıklık ettim” dedi.

G.’nin hukuki süreçte yaşadıkları bilindik: “Adli makamların iş yükü, musallatın tespit edilememesi, tespit edildiğinde babasının saklaması, sakladığı aleni iken adli makamların yakalamak için harekete geçmemesi ve tüm deliller toplanmışken dava açılması için iki yıl beklenmesi süreci uzattı.”

Süreci zorlaştıran bir başka faktör, yaşananların ciddiye alınmaması: “Savcılık her ne hikmetse benim ifademin alınması için (savcılıkta ifade vermeme rağmen) ikametgah adresimin bağlı bulunduğu emniyete yazmış. Emniyet’e gittiğimde, neden şikayetçi olup kendilerini uğraştırdığımı sordular, dosyamın saçma olduğunu söylediler.”

Tüm deliller ortadayken, olan bitene göz yumulmasını sindiremeyen G., “Devletin hiçbir şey yapmamasını, göz yummasını sindiremiyorum. Yine bana ulaştı ve dosyamın ikinci celsesine geleceğini yazdı. Görüşecekmişiz” dedi.

G. yaşadığı tatsız süreçle ilgili sorularımızı şöyle yanıtladı:

Musallat ya da ısrarlı takipçi ve tacizci, ilk ne zaman ve nasıl kendini hissettirdi?

Twitter’dan açtığı anonim bir hesap üzerinden anlamsız mesajlar atarak ulaştı. Sanıyorum ki taciz ettiği diğer kızlardan birinin Instagram takipçilerinden buldu beni. Önce Twitter, sonra Instagram üzerinden yazmaya devam etti. Twitter hesabıma “Ne demek istiyorsun”“Senin kura nereye çıktı” gibi alakasız ve anlamsız mesajlar almaya başladı. Çok aldırmadım. Sonra Instagram hesabıma “Av mısın (domates)” gibi yine anlamsız mesajlar düştü. İki taraftan da yazanın aynı olduğunu anlamam zor olmadı. Kendi iddiasına göre okuluma beni görmeye de gelmiş.

Sizi tanıyor muydu? Hayatınız hiç kesişti mi?

Kesinlikle tanışmıyoruz, hayatımızda ortak hiçbir küme yok. Tamamen rastgele, yukarıda da söylediğim gibi birilerinin sosyal medya hesabından buldu. Bu şekilde tahmin yürütmemin sebebi de şu; yakın zamanda bu kez eşimin Instagram hesabından yakınlarını bulup onları taciz etmeye başladı. Ben hesaplarını engelledikçe yenilerini açtı. 70-80 hesabını engelledim. Hepsi de ‘mgunayabc’, ‘mgunayxyz’, ‘mgunay123’ gibi, kendisi olduğunu gayet belli eden hesaplar.  Hepsi  sıfır takipçili ve sıfır takip edilenli, profil fotoğrafı ve profilde hiçbir post bulunmayan hesaplar. Belli ki taciz etme maksaydıyla açılmış.

Neler yazıyordu?

Bazen saçma sapan emojilerle, bazen de durup dururken attığı alakasız ya da cinsel içerikli mesajlarla rahatsız ediyor. “Rüyamda seni gördüm, üstünde mini liste eteği gibi bir etek vardı” , “İstanbul’a gelirim bende kalırsın, balkonda sevişiriz”, “Seni okuluna görmeye geldim ancak okulda yokmuşsun” minvalinde mesajlar yazdı. İş artık dayanılmaz hale gelince ve kimliğini de tespit edemediğim için okulum İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun avukatların Whatsapp grubuna beni rahatsız eden bu hesapları tespit edemediğimi, fikri olanlardan destek beklediğimi yazdım. Gruptan bir arkadaşım, kendisini de aynı hesabın rahatsız ettiğini söyledi ve süreç başladı.

‘Maksadı yakın olduğunu hissettirmek’

Ne istedi sizden?

Keşke bir fikrim olsa. Hiçbir şey bilmiyorum. Belki de sadece kadınları huzursuz etmek hoşuna gidiyor. Bir kez t-shirt alma bahanesiyle para istemek için ulaştırdığı banka hesabının, benim o zaman kaldığım kız yurduyla aynı muhitte olduğunu fark ettik. Rahatsız ettiği arkadaşımdan da aynı hesap numarasıyla, aynı talepte bulunmuştu. Banka hesabını suç duyurusunda bulunduğumuz savcılıklara bildirdik ve isminin M.G. olduğunu, ikametgah adresinin Hatay’da olduğunu öğrenebildik. İstanbul’da üniversite eğitimi için bulunmuş. Şimdi Hatay’da yaşıyor. Bence maksadı buluşmak değil. Yakın olduğunu hissettirmek.

Tehdit etti mi? Yaşadığınız yerlere geldi mi?

Evet. Dava açıldıktan sonra benim kendi deyimiyle ‘ihale’yi çok büyüttüğümü, ikinci celseye geleceğini söyledi. Kendi iddiasına göre öğrenci olduğum dönem okuluma beni görmeye gelmiş ancak bulamamış.

Çevrenizde kimlere, nasıl dadanmaya başladı?

Az önce anlattığım gibi bir arkadaşımla tesadüfen aynı kişinin bizi rahatsız ettiğini öğrendik. Önce hangimize yazdı ya da aynı tarihlerde mi rahatsız etmeye başladı bilmiyoruz. Sonrasında eşime sıçradı. Ondan da sonra başka yakınlarımıza. Eşimin hesabından kuzenini bulmuş. “Çok hoşsun, çok güzelsin, çok çekicisin” gibi mesajlar yazıyor. Diğer konuştuğum mağdurlardan öğrendiğim kadarıyla süreç onlarda da aynı ilerlemiş. Önce birine yazmış, onun çevresinden diğerlerine ulaşmış. Uzunca bir süre Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki öğrencilere de bu şekilde musallat olmuş. Sonra nasıl olduysa ben ve arkadaşıma sıçramış. Bu kişiyi ikimiz de tanımıyoruz. 

‘Sürekli ensemdeymiş gibi hissediyorum’

Hiç tanımadığınız ve istemediğiniz birinin hayatınızın içine böyle girmeye çalışması korkunç. Sizi nasıl etkiliyor?

Yakınımda hissettiğim an sürekli ensemdeymiş gibi bir düşünce beliriyor ve bu beni çok korkutuyor. Ancak kaçmak, kendimi kısıtlamak, saklamak istemedim hala da istemiyorum. Neticesinde yazmaması gereken o. Huzursuzum ama sadece kendim için korkmuyorum. Bu altı yıllık süreçte ya başkalarına zarar verdiyse? Diğer şikayetçi arkadaşım dosyası için verdiği ifadede, akıl sağlığıyla ilgili şüphe oluşunca muayeneden gönderilmiş. Yatarak tedavi edilebilir şizofreni hastası raporu dosyasına girmiş. Ya akıl hastalığı raporu olduğu için diğer hemcinslerim, belki çocuklar ve aileleri korktuysa. Bu düşünceyi aşamıyorum. Beni en çok öfkelendiren ve harekete geçmemi sağlayan motivasyon bu oldu.

Yasal süreci anlatır mısınız? Musallat üzerinde etkili oldu mu?

Kendisine birkaç kez suç duyurusunda bulunacağımı söyledim. İlkinde korktu ve bir süre yazmayı bıraktı ancak tekrar başladı. Avukatlığımın ilk yılında yasal yollara başvurdum. Yani kronolojik söylemek gerekirse 2016’da tacizler başladı, ben 2019 martında suç duyurusunda bulundum, 2021 aralığında iddianame düzenlendi, ilk duruşması da 28 Şubat’da görüldü. Şu anda avukatım, meslektaşım olan eşim.

Bu konuda (ısrarlı takip) bir yasal düzenleme hazırlığı var. Sizce bu uygulama sorunu çözmeye yetecek mi?

Düzenlemenin içeriğine göre değişir. Hak ve özgürlüklerimiz ile sosyal medya arasında çok titiz bir denge var. Ben kesinlikle bu dengenin hak ve özgürlüklerin kısıtlanacağı şekilde sınırlandırılmasını istemem. Israrlı takip hususuna gelecek olursak, aslında şu anda da 6284 sayılı kanun kapsamında koruma kararı verilebilmesi için aranan şartlardan biri ısrarlı takip. Ancak etkili uygulanmıyor. Usul ve prosedürleri düzenlenmediği için uygulanmayacaksa hiç yapılmasın daha iyi.

‘Polis ilgisiz, dava yol alamıyor’

Polisler, hukuk sistemi sorundan haberdar mı? İlgili mi?

Polislere yazılan müzekkereyle gittiğimde, mağdur olduğum belli olduğu halde, bana onları uğraştıran biriymişim gibi davranıldı. O günü hiç unutmuyorum maalesef. İlgili değiller. Hoş ayrıca ilgi değil, görevlerini yapmalarını bekliyordum.

Sizin davanın yol alamamasının sebebi ne sizce? Nereye takılıyor?

Mesela aralıkta yazılan iddianameye şubatın son günü duruşma veriliyor. Gelecek celseyi de 30 Mayıs’a attılar. Arada beş ay var. Benim bu uzun beş ayı nasıl geçirdiğim kimsenin umurunda değil.  Bunun dışında bürokratik işlemler çok fazla. Örneğin bir hastaneye, kuruma yazılan bir müzekkerenin cevabının gelmesi aylarca sürüyor. O süreçte gelmezse gelecek celseye atıyor.  

Öte yandan, ben İstanbul’dan suç duyurusunda bulunduğum için M.G.’nin ifadesi alınmak üzere Hatay’a müzekkere yazıldı. Benim dosyama ilişkin müzekkerenin Hatay’a gitmesinden bir hafta önce, diğer arkadaşımın dosyası için Hatay kolluk kuvvetleri evinden emniyete götürülüp ifadesini almış. Nasılsa bir hafta sonra bu kez benim dosyam için giden emniyet mensuplarına bu kez babası oğlunu aylardır görmediğini, nerede olduğunu bilmediğini, o adreste yaşamadığını söylemiş. Kolluk kuvvetleri de işin peşini bırakmış, ısrar etmemiş.

‘Kadın kadının yurdudur’

Attığınız ve yaşadıklarınızı paylaştığınız tweetlerden sonra size ulaşanlar oldu mu?

Daha öncesinden de biliyordum ama attığım tweet’lere gelen cevap ve mesajlarla bir kez daha anladım ki ısrarlı takip mağdurları ağırlıklı kadınlar. Hepsi için ayrı ayrı ne kadar endişeli olduğumu ifade edemem. Bu sadece hukuki değil, aynı zamanda psikolojik bir savaş. İnsanlar sosyal medya tacizlerini fiziken görmediğimiz kişilerden geldiği için hafife alıyor. Ancak hiç öyle hafife alınacak bir durum değil. Yazdıklarımdan sonra çok sayıda kişi ve dernek mayıs ayındaki duruşmamda yanımda olacaklarını bildirdi.

Bu süreçte bana destek olan herkese çok teşekkür ederim.

Bir de hemcinslerime birkaç mesajım var. Kadın kadının yurdudur. Korkmayalım ve hakkımızı her şeye rağmen hukuk yoluyla arayalım ve birbirimize destek olalım. Amacım sadece kendimi değil, potansiyel taciz, ısrarlı takip ve tehdit altında olan tüm kadınları korumak.

Yazan erkek mağdurlar da oldu. Örneğin bir erkek arkadaşımız yazdı. Bir kadın senelerce taciz etmiş kendisini. Hakkında ceza davası açılmış, karar çıkmış o da yetmemiş maddi manevi tazminat davası açmış kazanmış. Ama musallatı hala yazıyormuş.

1’inci Bölüm: Hayat işgalcileri: Musallatlar

2’nci Bölüm: Prof. Dr. Gökhan Oral: Televizyona çıkan, tanınmış musallatlar var

3’üncü Bölüm: Avukat Ceren Küpeli: Musallat mağdurları birçok suç tipinden başvurabilir