Avrupa'nın en büyük keşif festivallerinden Eurosonic hakkında bilmeniz gerekenler

AYŞE ZEYNEP GÜLDİKEN ve DENİZ KUZUOĞLU

ESNS (Eurosonic Noorderslag) Avrupalı grup ve müzisyenlerin dünya çapında tanınması ve duyulması hedefiyle hayata geçirilmiş, kar amacı gütmeyen bir organizasyon. Bu sene 16-19 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen etkinlik için biz de Salon İKSV Direktörü Deniz Kuzuoğlu ile beraber rotamızı Gröningen’e çevirdik. Dönüşte de dünyanın en büyük keşif festivalleri ve sektörün buluşa noktaları arasında sayılan Eurosonic’i mercek altına aldık.

Eurosonic’e kimler gidiyor, orada neler oluyor?

Her sene dünyanın dört bir yanından binlerce kişi Eurosonic için Gröningen’de buluşuyor. Müzik sektörünün farklı kollarında bambaşka roller üstlenen, 4 bine yakın delege festivalde bir araya geliyor. Farklı ülkelerden farklı delegelerin ziyaret ettiği Eurosonic’te, birçok müzik tutkununun aşina olduğu PrimaveraSound, The Great Escape, The Oya Festival, Reeperbahn Festival ve daha birçok dünyaca ünlü festivalden programlama direktörleri ile 350’ye yakın bağımsız sanatçı ve neredeyse 40 bin üzerinde ziyaretçi dört gün boyunca yeni müzik üretimi konusunda Avrupa’da olup bitenlere birebir şahit olma fırsatı ediniyor.

Gröningen’e adım atar atmaz Eurosonic’i ziyaret eden herkesin buluşma noktası haline gelen De Oosterpoort, gündüzleri düzenlenen uluslararası müzik konferansına ev sahipliği yapıyor. Adeta bir arı kovanını andıran De Oosterpoort’ta her sene yaklaşık 150’ye yakın panel, atölyeler ve keynote konuşmalarından birine katılabiliyorsunuz. Farklı perspektiflerden uluslararası müzik arenasına bakma fırsatı sunan konferanslarda festival programlama süreci, sanatçı turneleri, medya iletişimi, pazarlama, biletleme ve prodüksiyon gibi daha birçok alanda son dönemde neler olup bittiğini takip edilebilirsiniz.

Akşam saatleri ise De Oosterpoort’un yavaş yavaş tenhalaştığı, yerini şehrin dört bir yanındaki 4’a yakın mekanda gerçekleşen konserlere bıraktığı zaman dilimi. Eurosonic festival içinde festival barındıran, çeşitliliği merkezine alan bir yapıya sahip. Bir yandan Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen seslere ve projelere kulak verebiliyorsunuz bir yandan da Hollanda’dan yerel üretimlerin olduğu Nooderslag kapsamında festivalin kapanış günü olan Cumartesi akşamı sadece Hollandalı grup ve sanatçılara kulak vermek mümkün.

Festival Hollanda’da daha birçok popüler turist kenti varken neden Gröningen’de gerçekleştiriliyor?

Gröningen’in diğerlerine kıyasla daha çekici bir nokta olması, bu çapta bir etkinliğin düzenlenmesi için son derece uygun bir ortama sahip olmasından kaynaklanıyor.

Dünyanın başta gelen üniversiteleri arasında sayılan Gröningen Üniversitesi’nin varlığı şehirdeki hiç temposu düşmeyen canlı sosyal hayatın sebepleri arasında. Bunu sabahın erken saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar hissetmeniz mümkün. Şehir gençlerin bisiklet üzerinde turladığı bir habitat. Öğrenci şehri olarak anılması Eurosonic’in fikir babalarını doğrudan buraya yöneltmiş. Özellikle festivalin gerçekleştiği dönemde şehirdeki 30-40 civarındaki mekanın neredeyse tamamında mutlaka bir konser oluyor.

Kimi zaman binlerce yıllık bir kilise, kimi zaman eski bir depodan dönüştürülmüş endüstriyel bir mekan ya da Grand Theatre, Kokomo gibi şehrin nabzını tutan Grotemarkt’ta bulunan mekanlardan biri o gece festivalin gözde noktası olabiliyor. Her birinde eş zamanlı olarak birbiri ardına dört beş konser gerçekleştirilen bu mekanların birinden çıkıp bir diğerine sadece birkaç dakikada yürüyerek ulaşabildiğiniz için, şehri sanki avucunuzun içinde gibi tecrübe etmeniz mümkün. Diğer büyük şehirlerle kıyaslandığında Gröningen’in bu anlamda büyük bir avantajı var.  

Eurosonic konferanslarında neler konuşuluyor?

Geniş yelpazede konuların delegeler, öncü isimler ve müzik sektörü profesyonellerin katılımıyla işlendiği Eurosonic’in konferans serisi 16-19 Ocak arasında de Oosterpoort’taydı. Bu sene katıldığımız De Oosterpoort’ta gerçekleştirilen “Social Media Sucks” adlı konferans içerik ve pazarlama ajansı Merkjournalisten’in kurucusu ve kreatif direktörü Cor Hospes’in günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen sosyal medya platformlarının meşruiyetini sorguladığı ve yenilikçi alternatifler sunduğu konuşmasınd Tüm salonun tıkabasa dolu olduğu konferans yepyeni bir platform ve etkileşim alanı oldu.

Eurosonic’te müzik dışında neler var?

Eurosonic her ne kadar müziğin başrolü oynadığı bir festival gibi şekillenmiş olsa da; sanatın başka dallarına da daima yakın durarak, sokak sanatının, video enstalasyonlarının, müzikle görselliğin iç içe geçtiği birçok projeye de ev sahipliği yapıyor. Örneğin bu sene De Oosterpoort’ta tekstil üzerine yaptığı işlerle tanınan Hinnie Steenbruggen’in enstalasyonlarını görme fırsatı elde ettik.

Festival boyunca kaldığımız otelin hemen dışına yerleştirilen The Garage adlı konteyner hem bir enstalasyonun parçası hem de bir konser mekanıydı. Bunların dışında festivalin parçası olarak Norveçli müzisyen ve sanatçı Geir Jenssen-Biosphere’in Kuzey Kutbu dairesinde geçirdiği dönemde ortaya çıkardığı görsel ve işitsel çalışma da sadece Eurosonic katılımcılarının tecrübe edebildiği bir eşsiz bir deneyimdi.

Eurosonic 2019’da neler vardı?

Festivalin gerçekleştiği Gröningen tam bir öğrenci kenti. Hollanda’nın bu anlamda en bilindik şehirlerinden. Bu haliyle şehir zaten tüm yıl boyunca hareketliliğini korurken Ocak ortasında dört gün boyunca gerçekleştirilen ESNS, şehre apayrı bir kitlenin de gelmesine neden oluyor. Eurosonic her sene ana odak noktasını bir ya da birkaç ülkenin sanatçılarına kaydırmayı tercih ediyor. Örneğin bu sene Slovakyalı ve Çek Cumhuriyeti’nden gelen grup ve müzisyenlerin programda daha fazla öne çıktığı aşikardı.

Taraflı gibi görünen bu tavrının ötesinde ise festivalin istinasız her sene vurgulayarak vermek istediği mesaj tek: her anlamda çeşitlilik ve çoğulculuk. Bunu Eurosonic’te gözlemlememek imkansız. Sadece müzikal türler arasında değil, farklı milletlerden dillerden ve anlayışlardan herkesin bir arada olması ve diyalog kurması ESNS’de asıl amaç. Sadece iş yapmak için geldiğinizi düşünürken, daha önce kulak vermediğiniz birçok yeni ismi dinliyor, onlara tanışma fırsatı buluyor, onların gözünden müzik sektörünü gözlemliyorsunuz.

Festivalde bu senenin dev performansları, en yeni isimleri

Ayşe Zeynep Güldiken:

Niklas Paschburg

Lisa Morgenstern

Whispering Sons

Jungle by Night

Klangstoff

Eliza

Hillary Woods

Emma-Jean Thackray’s Walrus

Deniz Kuzuoğlu:

Black Midi

Fontaines D.C.

Sports Team

The Slow Reader’s Club

Free Love

Whispering Sons

YIN YIN

Hania Rani