Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu’nun Türkiye uzmanı Rebecca Harms, “Şimdi Avrupa Birliği için en önemlisi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hükümeti kadar muhalefetin de bir muhatap olarak görülmesi” dedi.

DW Türkçe’den Aydın Üstünel’e konuşan Harms, 24 Haziran seçimlerinde çıkan sonuçları değerlendirdi.
Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin ardından Tayyip Erdoğan yeniden cumhurbaşkanı seçilirken, AKP ile MHP’nin oluşturduğu ‘cumhur ittifakı’ TBMM’de çoğunluğu almıştı.
İktidarın Türkiye’yi seçimler öncesinde AB’den uzaklaştırdığını belirten Harms, anayasa referandumuyla ‘herhangi bir denetim mekanizmasının bulunmadığı başkanlık sistemi getirildiğini’ belirtip “Kanımca bu AKP’nin AB’ye karşı izlediği yolun bitiş noktası” dedi.
Erdoğan ve ‘cumhur ittifakı’nın seçimlerden galip çıkmasıyla birlikte anayasa rereferandumunda kabul edilen değişiklikler hayata geçirilecek.
Harms bu durumda üyelik müzakerelerinin askıya alınması gerektiğini savundu: “Bence bu doğru bir adım olur, zira AB’nin kendi standartlarını ciddiye alması gerek.”
Seçim kampanyasının hür ve adil şartlarda yapılmadığını, aynı zamanda kampanyaların çok kısa süreye sığdırılmak zorunda kaldığını dile getiren Türkiye uzmanı, AB’nin sadece Erdoğan’ı tebrik etmekle kalmayıp aynı zamanda ‘CHP ve HDP’nin bu seçim kampanyasındaki inanılmaz başarısını’ takdir etmesi gerektiğini ifade etti: “Bence şimdi en önemlisi, AB için Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümeti kadar muhalefetin de bir muhatap olarak görülmesi. AB’den ve üye ülkelerden beklentim, bu süreci yüzüstü bırakmamaları ve çok daha bilinçli bir Türkiye politikası izlemeleri.”