Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesi İngiliz gazetelerinin birinci sayfalarında yer aldı. Haberlerde Türkiye’nin daha otoriter bir rejime geçtiği yönündeki yorum öne çıkarken Telegraph’ta yer alan analizde, “Batılılar muhtemelen Erdoğan’ın bir işe yaramayan zaferinden memnun olacaktır ama muhalifleri ABD ve AB’nin onu bu kadar süre desteklemesinden mutsuz” dendi.

FT: Güçlü bir yürütmeyi elinde tutacak
BBC Türkçe’nin aktardığına göre Financial Times gazetesinin haberinde, “Sonuç Erdoğan için kritik öneme sahipti. Sonuçlar kesinleştiğinde Erdoğan yalnızca beş yıl daha cumhurbaşkanı olmayacak, aynı zamanda başbakanın yerini alan güçlü bir yürütmeyi elinde tutacak” ifadeleri yer aldı.
Times: 1930’lar Almanyasını andırıyor
Times gazetesi birinci sayfasında “Tartışmalı seçim zaferi Erdoğan’a devletin bağımsız kalan son aygıtlarının da neredeyse tam kontrolünü verdi” diye yazdı.
Seçime dünya haberleri sayfasının manşetinde yer veren Times, pek çok kişinin Türkiye’de otoriterleşmenin artmasından endişe ettiğini vurgularken Erdoğan gibi popülist yöntemler kullanmakla suçlanan Macaristan Başbakanı Victor Orban’ın seçimden sonra ilk kutlama telefonu eden AB lideri olmasına dikkat çekti.
Times’ın seçimle ilgili analiz yazısında ise olağanüstü hal yönetimiyle sivil toplumun baskılandığı, Türkiye’nin son iki yılda sık sık 1930’lar Almanyasını andırdığı belirtildi.
Analizde basına yönelik baskılar sıralanırken “Sonuçlar Erdoğan’ın çok sayıda Türk’ü yabancılaştırdığını gösteriyor. Eskiden Erdoğan’ın ekibinde olan kişiler, bunu danışmanların eğitimli ve bağımsız kişilerden sadece itaat eden kişilere dönüşmesine bağlıyor. İktidara gerçekleri söyleyebilecek kimse kalmadı. Hükümette saygı gören Mehmet Şimşek gibi nadir isimler de bir kenara itildi” dendi.
Telegraph: Erdoğan Batılıların poster çocuğuydu
Seçimi ilk sayfasında gören Daily Telegraph haberinin başlığına muhalefetin oylar sayılmaya başladıktan sonra yaptığı ‘manipülasyon‘ eleştirilerini taşıdı. Türkiye’nin 1950’lere kadar uzanan bir adil seçim geleneği olduğunu belirten Telegraph, geçen yılki referanduma mühürsüz oy tartışmasının damga vurduğunu hatırlattı. Haberde seçim koşullarının adil olmadığı yönündeki eleştiriler sıralandı.
Mark Almond imzalı ve “Küçük farkla gelen zafer cumhurbaşkanının kulağını çekmiş olabilir ama bu onun yönetim tarzını etkilemeyecek” başlıklı analizde ise Erdoğan’ın otoriter bir siyasetçi olduğu vurgulanırken şu değerlendirme yapıldı: “Erdoğan bir zamanlar İslam, demokrasi ve refahın mutlu bir şekilde bir arada var olabileceğini uman Batılıların poster çocuğuydu. Ama 15 yıl boyunca iktidarda kalması otoriterliğini ve paşavari kaprislerini besledi. Ekonomiye istikrar getirdiği ve Türkiye’nin Kürtler gibi azınlıklara yönelik resmi tutumunu değiştirdiği için onu destekleyen milyonlarca Türk ekonominin bozulması ve Erdoğan’ın 2016’daki darbe girişiminin ardından yalnızca darbecileri değil muhalifleri de yargılaması nedeniyle kendini aldatılmış hissediyor. Erdoğan Türkiye’nin daha güçlü bir başkanlığa ihtiyacı olduğunu söylese de kendisi güçlendikçe ülkenin ekonomisi ve NATO ortakları ile ilişkisi zarar gördü.”
‘İşe yaramayan zafer’
Ekonominin durumu kötüleşirse Meclis’in Erdoğan’a karşı koymak için cesaret bulabileceğini yazan Mark Almond şöyle devam etti: “Erdoğan cömert bir sultan gibi, kendisinin yetkilerini artırırken görevdeki cumhurbaşkanını yargıya götürerek görevden alma yetkisini de Meclis’e verdi. Bunu yaparken partisinin Meclis’i domine edeceğini düşünüyordu ama sonuç beklediği gibi çıkmadı. Ailesi etrafında yolsuzluk ve kendisi hakkında da görevi kötüye kullanma suçlamaları varken Erdoğan’ın zaferi, kendi gücünü artıran anayasa değişikliğinin bu yönü sayesinde geri çevrilebilir. Batılılar muhtemelen Erdoğan’ın bir işe yaramayan zaferinden memnun olacaktır ama muhalifleri ABD ve AB’nin onu bu kadar süre desteklemesinden mutsuz. İronik bir şekilde Erdoğan NATO’dan uzaklaşarak Rusya ve İran’a yakınlaştı. Muhalifleri de Türkiye’nin NATO’nun Esad karşıtı tutumundan uzaklaşması gerektiğini savunuyor. Maalesef Türkler ülkelerinde derin bir şekilde bölünmüş durumda ve oy verdikleri politikacıları birleştiren tek şey Türkiye’nin geleneksel Batılı ortaklarıyla ilişkisine dair duydukları hayal kırıklığı.”
Guardian: Savaşçı bir tondaydı
Guardian gazetesi ise internet sitesinde seçim sonuçlarını aktarırken “Muzaffer Erdoğan zafer konuşmasında savaşçı bir tondaydı” başlığını kullandı.