Levent Gültekin
Asıl mesele Kürt sorunu ve muhataplık meselesi mi?
İktidarın varlığını sürdürmek için toplumu kutuplaştırmaya ihtiyaç duyduğu ve bunun için de en etkili aparat olarak HDP’yi kullandığı bir ortamda Kürt sorunun çözümünden bahsetmek bu konuda saatlerce konuşmak, çözümün nasıl olacağına ve muhatabın kimler olması gerektiğine dönük tartışmalar yapmak biraz garip kaçmıyor mu gerçekten?
Muhalefetin adayı kim olacak?
Tek adam rejimi cumhuriyet tarihinin en ağır tahribatına neden oldu. Muhtemel bir seçime kadar da olmaya devam edecek. Devasa sorunlarımız var. Bu sorunların altından tek başına bir partinin ya da bir kişinin kalkması neredeyse imkansız hale geldi. Devlet vasfını kaybetmiş bir organizasyonu yeniden hukuk devletine dönüştürmek, kurumlara yeniden işlerlik kazandırmak için kişilerden çok toplumsal birlikteliğe ihtiyaç var.
'Kürt aileye ırkçı saldırı' ve ırkçılık tuzağı
Gözü dönmüş iktidarlara rağmen, içimizdeki akılsız siyasetçilere rağmen, kendi çıkarları için ülkemizi ateşe atan ihtiras, güç budalalarına rağmen barışımıza, birlikteliğimize, bütünlüğümüze, eşit vatandaşlar olarak huzur içinde yaşama irademize sahip çıkmamız gerekiyor.
2023 seçimleri kimin için ne anlama geliyor?
Bu seçim sadece ülke ya da Erdoğan için değil, bütün aktörler için bir kader seçimi...
Temel insan haklarımızı ve yaşam tarzımızı kim koruyacak?
Muhalefet sanki mesele içkiymiş, içkinin yasaklanmasıymış gibi davranarak devasa bir hak ihlalinin gözden kaçırılmasına neden oluyor, dahası bu devasa hak ihlalini önemsizleştiriyor.
Muhalefet muhtemel bir seçime gerçekten hazırlanıyor mu?
Seçim 'CHP mi Ak Parti mi?' yarışına dönüşürse AK Parti kazanıyor. 'AK Parti mi İyi Parti mi?' yarışı olursa yine benzer bir sonuç çıkıyor. Ama bu seçim 'Demokrasi mi otoriterlik mi?' seçimine dönüşürse yine bütün anketler bize gösteriyor ki demokrasi diyenler çoğunlukta.
Bu yazıyı yazmak zorunda kaldığım için çok üzgünüm
Hem Erdoğan’ın ve onun siyaset anlayışının ülkede yarattığı tahribattan şikayet edip hem de bu siyaset anlayışının asıl kurucu lideri, Erdoğan’ın da hocası olan Erbakan’a övgüler düzmek bana göre hem samimiyet sorunu taşıyor hem de ülkedeki asıl sorunun görülmesini engelliyor.
Nedir derdiniz? Niçin açık konuşmuyorsunuz?
Bu tartışmayı açıkça yapalım ki yazar, sanatçı, aydın, siyasetçi, kanaat önderi, genç, kadını, erkek… kimin bu gidişata karşı nasıl bir tavır aldığını, kimin nerede durduğunu ve ne yapıp yapmadığını net olarak görelim.
Ali Babacan'ın gözyaşları…
Bana göre Babacan’ın geçmişte başörtüsü üzerinden yapılan ayrımcılığa dikkat çekmesindeki amaç aynı mağduriyetleri kendi aile bireylerinin de yaşadığına vurgu yaparak iktidarın tabanda korku yaratma propagandasını boşa çıkarmakta.
Atatürkçüler, solcular ne söylüyor, ne yapıyor?
Toplumsal dönüşümü sağlamak için toplumla konuşabilmek, konuşmak için sağlam bir bağ kurmak, bu bağın oluşması için de sahiciliğe ve güvenilirliğe dayalı sağlıklı bir üslup gerekiyor.
Erdoğan'ın önünde iki, Türkiye'nin önünde tek yol var
Nereden bakarsak bakalım öncelikle Türkiye için sonrasında da Erdoğan için çok zor bir dönemin başladığı kanaatindeyim.