Atilla Özsever: Emek eksenli bir toplumsal mücadele daha fazla önem kazanıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Mesele siyasal düzeyde bir parti meselesi değildir, demokrasinin rafa kalktığı koşullarda doğrudan doğruya işçilerin, emekçilerin, emeklilerin kaderleriyle ilgilidir.

Asgari ücretin artışından emekli aylıklarına yapılacak zamma, çalışma koşullarının iyileştirilmesine, toplu sözleşmeden grev hakkına, enflasyonun düşürülmesine kadar hayati sorunlarla doğrudan ilgisi vardır. Hep söylendiği gibi “Demokrasi işçinin ekmeğidir”.

Otoriter, baskıcı, dinci faşizan bir rejimde bu haklar kullanılmaz hale gelecektir. 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 gibi faşist askeri darbe dönemlerini yaşayan ülkemizde emekçilerin ekonomik, sosyal ve sendikal haklarının nasıl çiğnendiği tarihsel olarak ortadadır.

Öncelikle demokrasinin olmadığı bir düzenin işçilere neler yaşatacağının farkında olarak emek kesimini bu yönde bilinçlendirmek, mücadeleye hazırlamak, öncü işçi kadrolarının, mücadeleci sendika şube yönetimlerinin görevidir.

Düzen muhalefeti anlayışıyla değil sınıf siyaseti anlayışıyla demokrasi ve emek eksenli olarak bir mücadelenin yürütülmesine fazlasıyla ihtiyaç vardır. Umutsuzluğa düşmeden ülkemizde böyle mücadele örneklerinin tarihsel kayıtları mevcuttur.

Atilla Özsever’in yazısı