Sokakların ötesinde önümüzde ciddi bir ‘meşruiyet’ tartışması var. Herkes size oy vermeyebilir; ama bir memlekette vatandaşların tümü sizin yönetme hakkınızı ‘meşru’ görmelidir. Şimdiye kadar durum böyleydi. Ak Parti’ye oy vermeyenler bile Ak Parti’nin meşru yönetme hakkını teslim ediyordu. Ama bu değişti. 17 Aralık’ta ortaya çıkanlar ve hükümetin 17 Aralık’la mücadele etmek için attığı gayrimeşru adımlar bu meşruiyet hissini zedeledi. Mesele 3-5 solcu, birkaç muhalif köşe yazarı meselesi değil. Sadece ülkenin yüzde 40’ı bile sizin varlığınızı ‘gayrimeşru’ ilan ederse, sandıkta kazansanız bile memleketi yönetemezsiniz… Korkarım aynı Tayland’da olduğu gibi Türkiye’de de olan bu. Unutmayın, sonuçta burası bir diktatörlük değil; olamaz da. Erdoğan ‘mutlak güç’ sahibi değil. Bu noktadan sonra denese bile başaramaz. Sorun, otoriterleşme sorunu olmaktan çıktı. Artık korkumuz, memlekette şiddet dilinin devreye girmesi. İşte tam da bu yüzden Erdoğan’ı da Türkiye’yi de zor günler bekliyor.