Öncelikle bu operasyon, geçmiş dönemin hukuksuzlukları değil, 17 Aralık yüzünden başlatıldı. Ali Tatar değil, Reza Zarrab’a dokundukları için. 17 Aralık süreci olmasa, olmazdı. Yine de ‘hayırlı’ olabilir mi? Kuşkusuz gözaltına alınan polislerle ilgili ciddi iddialar var… Ve kuşkusuz o polislerin bir bölümü, telefon dinleme işini bir siyasi baskı amacına dönüştürdü; (hükümetin de desteğiyle) gazetecisinden siyasetçisine, işadamından mankenine kadar 2008’den bu yana dinlemedik adam bırakmadılar. O tape’ler, kah iktidara servis edildi, kah itibarsızlaştırmak istedikleri insanlara karşı el altından internete, medyaya servis edildi.
… Gel gör ki, dün telefonda Ankara’dan bir dostum ”Devlet bağırsaklarını temizliyor” dediğinde, güldüm. Ergenekon tutuklamalarında da aynı cümle sarf edilmişti. Nasıl bir devletse, her 5 yılda bir bağırsaklarını temizliyor; ancak hep kabız. ”Yanılıyorsun” dedim. ”Büyük resim değişmiyor. Onlar gidiyor, bunlar geliyor. O vesayet bitiyor, bu vesayet başlıyor. Ama yapı da aynı, kafa da. Buradan demokrasi çıkmaz.”
… Dün, ikna odalarını yönetenler, sonra cemaat yurtlarından çıkanlar, yarın da muhtemelen Türgev mezunları olacak bu… Nihayetinde gücü gücüne yeten, ”Bağırsakları temizliyoruz” diye ona buna kelepçe takarak kendi adamlarını getirecek, sonra da başka birileri çıkıp onları temizleyecek. Aynı film, farklı aktörler.