ABD seçimlerini Donald Trump’ın kazanmasının Türkiye için iyi olacağını söyleyenler var. Bu tam bir çılgınlık. Koskoca ABD seçimlerine sadece “FETÖ’cüler Hillary Clinton’a bağış yapmış” perspektifinden bakmak, onlarca stratejik dengenin tehlikede olduğu bir uçurumu görememek demektir. Nasıl bu kadar sığ olabilir bakış açımız?
…
İkinci sıkıntı, Rusya. Ankara’da “Oh ne güzel, biz zaten Putin’le arkadaşız. Moskova ile istediğimiz tarz pederşahi yönetim anlayışı üzerinde de anlaşıyoruz. Suriye işini de baş başa hallederiz” iyimserliği var. Fantezi bunlar. Rusya’yla iş yapmak, bir ayıyla tango yapmaya benzer. Amerika bile beceremedi; yapabilene aşk olsun!
…
Rusya’nın bugün de bizden istediği, biat: NATO’nun bölünmesine, AB’nin dağılma sürecine katkıda bulunmamız, kendi ekonomik çıkarlarına hizmet etmemiz ve Ortadoğu’da Rusya’nın egemenliğini tanımamız.
Bunların Türkiye için iyi hedefler olduğunu düşünüyorsanız, sorun yok. Ama bana sorarsanız Ankara henüz sırtını NATO’ya ve Washington’a dayamadan Rusya’yla baş başa kalmanın ne olduğunu tam olarak bilmiyor. Stratejik davranmıyor, uzun vadeli düşünmüyor. Umarım öğrendiğinde de çok geç olmaz…