Aslı Aydıntaşbaş: Ankara, kapıları kapatmaya ve Türkiye'yi karartmaya karar vermiş gözüküyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ve dünya ayağa kalktı. Dünkü gazetede Avrupa Parlamentosu’ndan ABD Dışişleri’ne kadar Cumhuriyet’e yönelik gözaltılara olan tepkileri okudunuz. Dışarıdaki tepkiler, içerideki iğdiş edilmiş medyadan daha yüksek sesli oldu.

Nedeni basit. Bu, bir kırılma noktasıdır. Cumhuriyet gibi köklü ve sembol bir gazetenin “PKK/FETÖ üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” gibi zihni-sinir bir argümanla suçlanması, artık Türkiye’de ifade özgürlüğünün ve gazeteciliğin, yani demokrasinin olmazsa olmaz iki temel prensibinin tamamen tedavülden kalktığı anlamına gelir.

Dün artık alenen açığa çıkan idam pazarlığı ve Türkiye’de OHAL sürecinde yaşanan diğer ihlallerle birlikte ele alındığında bu durum, artık Batı’yla ilişkilerin kopartılması yolunda bir irade beyanıdır.

Ankara, kapıları kapatmaya ve Türkiye’yi karartmaya karar vermiş gözüküyor.

Batı’nın da çok derdiydi! Onların canına minnet Ankara’nın havlu atması! ABD ve Avrupa artık Türkiye demokrasisinin AKP döneminde düzelebileceğinden umudunu kesmiş durumda. Türkiye’yi kazanmak değil sadece ilişkileri yönetebilmek ve ülkenin büyük bir istikrarsızlığa sürüklenmesini engellemek istiyorlar.

Ankara’nın hesapsız kitapsız işlerle Türkiye’yi 70 yıllık Batı ittifakından çıkartıp bilinmeze sürüklemesine dur demek istiyorlar. Ve ayrıca Türkiye’nin yüzü Batı’ya dönük, demokrat, laik yeri geldiğinde Kürt kesimlerinin tamamen ezilmesini engellemek için istiyorlar. Tüm mesele burada.

İşte Cumhuriyet, bu yüzden sembol.

Aslı Aydıntaşbaş’ın yazısı