Erdoğan’ın partiyi kurarken, kimlerle görüştüğü, kimlerden destek aldığı, Amerika’dan gönderilen gizli bir memorandumu nasıl parti programı yaptığı, iktidar olduktan sonra da Büyük Orta Doğu Projesi Eş Başkanlığı görevini sürdürdüğü belgeleriyle bellidir.
Yine Abdullah Gül’ün daha üniversitedeyken seçilmiş bir kişi olduğu, İngiltere’nin Exeter Üniversitesi’ne, oradan da İslam Kalkınma Bankası’na gönderilmesinden ve siyasete girdikten sonra da ABD Dışişleri Bakanlığı’nın liderlik kursundan geçirilmesinden belliydi.
Kılıçdaroğlu, Akşener, Demirtaş, Bahçeli ve Perinçek ile ilgili bu türde bir iddiası olan varsa, belgesiyle birlikte açıklamalıdır. Tabii, “yerli” mahfil, “yabancı” mahfil fark etmez! Çünkü herhangi bir ülkede siyasi parti liderlerinin, yerli veya yabancı başka bir mahfilden emir alması, ülkenin kuklalar tarafından yönetildiğini gösterir! Üstelik Türkiye’de “yerli ve millî” zannedilen bazı mahfillerin ipinin de yabancıların elinde olduğu iddiaları vardır!