Bayram geldi, hoş geldi derlerdi eskiler. Bu bayram pek hoş gelmedi. Özellikle de nüfusun yüzde 90’ı sıkılarak, üzülerek, hatta canı gevrek çeken çocuğuna kuru bir simidi alırken bile düşünerek geçiriyor Kurban Bayramı’nı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ne kadar “Fırsatçılara izin vermeyeceğim” dese de uzun bayram tatili arsızlar için fırsata dönüştü. Kuzey Ege ve Güney Marmara üzerinden iki örnek vereceğim.
İlki Saros’tan. Vasat bir kamp işletmesi. Kimi karavanıyla gelmiş, kimi otel pahalı diye sabit karavan kabini tutmuş. Günübirlikçiler de şezlong şemsiye kiralıyor. 4-5 kişilik bir aile sadece 2 bin TL ödüyor dört şezlong, iki şemsiyeye. Yiyecek içecek ateş pahası, bir karton kutuda, çocuğu bile doyurmayacak vasat bir hamburger 400 TL. Alkolsüz içecekler 65-70, biralar 250 TL. İşin kötüsü şezlong için ödenen paranın fişi yok. Diğer harcamalarda da eğer kartla değil de nakit ödüyorsanız ortalarda bir kayıt yok. Buradan, motokuryenin gelirine göz diken Mehmet Şimşek’e çağrı: Eğer biraz vicdan sahibi ise Kuzey Ege’nin en kuzeyi Saros’tan Güney’deki Samandağı’na kadar işletmelere müfettiş gönderir!
Fiyatlara veryansın ederken Saros’a 60-70 km uzaklıktaki Dedeağaç’a giden arkadaşlarla sohbet ettik. Bizim yakada bir hamburgerle kolaya ödediğimiz 15 Avro’ya Yunan salatası ve kebap yemişler bira eşliğinde! Bir de canları ne isterse sipariş ediyorlar. Örneğin sardalya istiyorsanız sardalya cennetinde esnaftan, “Bayram nedeniyle denize çıkan olmadı, porsiyonu 400 lira yaptık” karşılığını almıyorsunuz Yunanistan’da. Çünkü onlar ekonomik çarkı durdurmuyor bayram seyran diye! Bu yüzden biraz parası-olanağı (örneğin vizeli pasaport) olanlar komşuya gitti. İşin kötüsü fırsatçılara dur diyemeyenler (Mehmet Şimşek) sinekten yağ çıkarmak için yurtdışı çıkış fonu denen ucube yönteme yüzde 1000 zam yapmak için çalışma başlatmış! 150 TL’den 1500 TL’ye çıkacakmış yurtdışı çıkış har(a)cı!