AP'ye göre Türkiye-Avrupa ilişkileri krizde: Acil zirve yapılmalı

 

Avrupa Parlamentosu (AP), referandumun ardından Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinin ‘krizde’ olduğunu belirterek, hükümetin de davet edildiği, Türkiye’yle ilgili acil bir zirve yapılmasını önerdi.

Fotoğraf: Reuters

Hürriyet’ten Güven Özalp’in haberine göre AP Türkiye Raportörü Kati Piri’nin hazırladığı rapor taslağında, referanduma kabul edilen ‘partili cumhurbaşkanlığı’nı hedefleyen anayasa değişikliğinin bu haliyle uygulanması halinde üyelik müzakerelerinin askıya alınması talep edildi. Bu talep, komisyon ve AB üye ülkelerine iletildi.

‘Acil zirve’ çağrısı

Darbe girişiminin ardından düzenlenen ‘demokrasi nöbetleri’nde yurttaşların dile getirdiği idam cezasının geri getirilmesi talebinin karşılık bulması halinde AB müzakerelerinin derhal sona ermesi anlamına geleceği dile getirilen raporda, AB ile Türkiye arasında yaşananlar ‘kriz’ diye nitelendi: “AB Konseyi’ne, AB-Türkiye ilişkilerinde karşı karşıya olduğumuz bariz krizi tartışmak için Türk hükümetini acilen bir zirveye davet etmesini öneriyoruz. Komisyona, güncellenmiş Gümrük Birliği’ne insan hakları ve temel özgürlüklerle ilgili siyasi kriterler katması çağrısı yapıyoruz.”

‘Kophenag kriterlerine uyulmazsa fonlar askıya alınır’

Raporda Türkiye’nin Kopenhag kriterlerine uymaması halinde katılım öncesi fonların askıya alınması çağrısı da yapıldı: “Komisyona Türkiye’nin Kopenhag kriterlerine uymaması durumunda tüm katılım öncesi fonları askıya alması ve bu fonları Türk sivil toplumunu destekleme amaçlı kullanması çağrısında bulunuyoruz.”

Katılım öncesi fonlardan Türkiye’nin payına 2017-2020 dönemi için 2.57 milyar avro düşüyor.

Erdoğan’nın ‘Nazi’ yakıştırmasına tepki

Türkiye’nin AB’ye tam entegrasyonuna yönelik desteğin her iki tarafta da halk desteğini kaybettiği vurgulanan raporda, “Erdoğan’ın bazı AB liderlerini, ‘Nazi uygulamaları’ yürütmekle suçlayan son açıklamalarını güçlü şekilde kınıyoruz ve bu tür yersiz açıklamaların devamının bir siyasi ortak olarak Türkiye’nin kredibilitesinin altını kazdığı uyarısında bulunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.

‘Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın’

Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL önlemleri için ‘geniş kapsamlı,’ ‘orantısız’ ve ‘ülkede temel özgürlüklerin korunmasında uzun süre olumsuz etki yapacak nitelikte’ ifadeleri kullanılan raporda, “150’den fazla gazetecinin tutuklanmasını endişeyle not ediyor ve Türk hükümetini tüm gazetecileri derhal serbest bırakmaya ısrarla teşvik ediyoruz.2002’den beri AB’nin terör listesinde yer alan PKK’nın şiddete dönüşüne yönelik kınamamızı tekrarlıyoruz. AB ülkelerini, AB’nin terör listesinde yer alan örgütlerin işaret ve sembollerini yasaklayan yasal düzenlemeleri güçlendirmeye davet ediyoruz” denildi.

‘Referanduma ilişkin bağımsız değerlendirmeyi destekliyoruz’

OHAL şartları altında referanduma gidilmesine tepki gösterilen raporda, ‘bağımsız değerlendirme’ çağrısı da yapıldı: “Olağanüstü Hal ve adil bir kampanya olmasını önleyen şartlar altında 16 Nisan’da yapılan referandumun sonucunu not ediyoruz. Tüm usulsüzlük iddialarına ilişkin bağımsız bir değerlendirmeyi destekliyoruz. Hakim ve savcıların güçlü siyasi baskı altında olmayı sürdürmesinden endişe duyuyoruz.”

Türkiye’den yanıt isteyen Merkel: Süreç, AB ile ilişkilerde ağır bir etki yarattı

Merkel’den referandum yorumu: AB Türkiye konusunda tek ses olmalı

AKPM’nin Türkiye’yi yeniden denetim sürecine alması ne anlama geliyor?