Şebnem Korur Fincancı: ANAP böyle bir çöküşü yaşamıştı, onu DYP izledi, demek ki sıra AKP'ye geldi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Üçüncü büyük muhalefet partisinin eş başkanları dahil milletvekilleri rehin alınmış, olumsuz görüş bildirenlere yönelik saldırılar almış başını gitmişken elde edilen sonuç sistem değişikliğini bu haliyle onaylamayanlar adına başarı ve AKP’nin bugüne dek izlediği politika adına da ciddi bir meşruiyet kaybı olarak göründü oralardan gözüme.

Çöküş sürecine girmiş bir siyasi parti daha oldu hayatımızda, diye düşündüm. Bir zamanlar ANAP böyle bir çöküşü yaşamıştı, onu DYP izledi, demek ki sıra AKP’ye geldi. Her üç partinin de ortak özelliği nedir, diye bakınca, kendi çalışma alanım açısından ağır insan hakları ihlallerinde ivme kazanmalarını işaret etmek mümkün görünüyor.

Çöküşleri ile ters orantılı bir ihlal davranışı sergiliyorlar. İvme kazanma biz insan hakları mücadelesi yürütenler için çok daha öncesine tarihlense de, Kürt illerinde yaşananlar bir türlü görünür olamadığından toplumda belirgin bir hal alması ancak 2013 yılında Gezi protestolarına yönelik tahammülsüz tutum olmuştu.

Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Kürtlere yönelik saldırganlık alıp başını giderken, polis şiddetini meşrulaştıran “iç güvenlik” yasası ile hızla yukarılara tırmanıp, OHAL sonrası da cezasızlığı yasalaştırarak taçlandırdılar konumlarını.

Şebnem Korur Fincancı’nın yazısı