AYŞEGÜL KASAP
aysegulkasap@diken.com.tr
@aysegul_kasap
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Anadolu Hisarı’ndaki kaçak yapılaşmayı mühürlemesine rağmen, halkın kullanımında olması gereken park hala açılmadı. Bölgede yaşayanlar park alanın kendilerine açılmasını istiyor.
Diken’e konuşan Anadolu Hisarı Mahallesi Muhtarı Güzin Merve, parkın geçmişini ve yaşadıkları sorunları anlattı: “Keşke açılsa park. Ben yüzmeyi orada öğrendim. İnsanların denize girebileceği bir yer. Daha önceki senelerde de açtırmak için çok uğraştık ama açtıramadık.”
Konuştuğumuz bölge sakinleriyse İBB’ye çağrılarında, kaçak yapılaşmayı mühürlemekle sorunun çözülmediğini, parkı geri istediklerini şöyle anlattı: “Bu mahallede denize yakın tek yer burası kaldı. Diğer kısımlara hep yalılarla kapanmış durumda. Denizi göremiyoruz. Ben çocukken yüzmeyi burada öğrendim şimdi torunlarımı götüremiyorum. Bir deprem olsa buradan deniz yoluyla ulaşım sağlayabileceğimiz yaralılarımızı götürebileceğimiz bir sahilimiz kalmadı.”

İstanbul Beykoz ilçesinde Sevinç ve Erdal İnönü Vakfı’na ait Anadolu Hisarı’ndaki Komodor Remzi Bey Yalısı, 2017 yılında borçlar nedeniyle satılmıştı.
Sevinç İnönü’ye kalan 2002 yılındaki 265 bin liralık borç zaman içinde katlanarak büyümüş ve 20 milyon lirayı bulmuştu. Yalıyı borçlar yüzünden satmak zorunda kalan Sevinç İnönü, Hürriyet’e verdiği bir röportajda yalının gerçek değerinin 60 milyon lira olduğunu söylemiş ve en büyük dileğinin de değerini bularak satılması olduğunu belirtmişti.
Ancak yalıyı Nata Holding’in patronu Namık Tanık ederinin çok altında, 20 milyon liraya satın almıştı.
Tanık, yalısında tadilat yapmaya başlayınca bölge halkı ‘kaçak yapılaşma’ şikayetinde bulunmuş, bunun üzerine İBB yetkilileri kaçak yapılaşmaya mühür vurup şöyle konuşmuştu: “Özel mülkiyete konu olan yerde yapılan kaçak inşa faaliyet öncelikle durdurulmuş, üç adet kaçak ve izinsiz konteynerler vinç yardımıyla alandan kaldırılmış bir adet baraka ekiplerimizce yıkılmış olup bahse konu yapıdaki tüm işçiler alandan tahliye edilerek yapının giriş kapısında olmak suretiyle kaçak yapı mühürlenmiştir. Yasal işlemlere devam edilmektedir. İmar planlarında Anadolu Hisarı namazgahı diye adlandırılan yer kaçak inşa faaliyetin olduğu yer olmayıp komşuluğundaki 61 ada 2 parselde kalmakta olup o alanda da herhangi bir yapı ve kaçak inşa faaliyet bulunmamaktadır.”

Ancak bölgede sadece kaçak yapılaşma değil, halkın kullanımında olması gerekirken söz konusu yalının bahçesi olarak kiralanan bir park da var.
Anadolu Hisarı halkı yıllardır mücadele verdikleri parkın açılmasını isterken, denizi göremediklerini, aileleriyle beraber hafta sonları oraya gitmek istediklerini belirterek, İBB’nin konuya biran önce müdahale etmesini talep ediyor.
‘Tanık kirayı üstüne geçirdi’
Muhtar Merve, yalıya dahil edilen parkın İnönü döneminde kiralandığını belirterek, şunları söyledi: “Sonra rahmetli Erdal Bey’in borçları ya da kefil olduğu kimselerin borçları nedeniyle -detayını bilemiyorum aile içi bir mesele- yalı satıldı. Orayı alan kişi Namık Tanık parkı yeniden kiraladı. Sözleşmesi detaylarını bilemiyorum.
Keşke açılsa. Ben de isterim açılmasını. Ben yüzmeyi orada öğrendim. İnsanların denize girebileceği bir yer. Orası İnönü Vakfı’ndan önce bir gazinocuya çay bahçesi olarak kiralanmıştı. Hatta o rıhtımı çay bahçesi sahibi yaptırmıştı. Sonra orada uygunsuz hareketler oldu diye çay bahçesi kapatıldı. Sonra da İnönü’nün eşi ve kendisi rahatsız oldu orayı kiraladılar. Yalı da satılınca Namık Tanık’a geçti. Tanık da nasıl halletti bilemiyorum, kirayı üstüne çevirtti.”

‘Çok uğraştık ama açtıramadık’
Merve daha sonra 15 yıl önce yaşanan bir olayı hatırlattı: “Daha önceki senelerde de açtırmak için çok uğraştık ama açtıramadık. 15 yıl önceki belediye parkın halka açılması için çok uğraştı. Halk kapıya dayandı, polisler geldi. Kıyamet koptu orada ama açılamadı.”
Merve’nin bahsettiği dönemde belediye başkanı AKP’li Muharrem Ergül’dü. Beykoz Belediyesi meclis üyesi Ali Bilir öncülüğündeki bir ekip İnönü yalısının önüne giderek bahçe kapısını sökmek istemişti. O esnada Sevinç İnönü yalıdan çıkıp bahçeye gelmiş ve vatandaşlarla belediye görevlileriyle konuştuktan sonra kapıyı açmıştı.
İnönü: Kiraladık ve bahçe olarak dizayn ettik
İnönü daha sonra basın mensuplarına da şunları söylemişti: “Burasını önce vakıf adına kiralamak istedik. Söz konusu alan 1950 yıllarında park yapılmak üzere belediye tarafından yalıdan istimlak edilmiş. Ancak ondan sonra hiçbir şey yapılmamış. Kontrollü bir yer değildi. Önüne gelen istediğini yapıyordu. Ateş yakıyor içki içiliyor, kadın getiriliyordu. Evlerin arasında hoş bir yer değildi. Biz burayı kiraladık ve bahçe olarak dizayn ettik. Erdal bey akşamları otomobilini buraya park ediyordu. Bahçeye müdahale, yerel seçimlerde belediye başkanlığının parti değişiminden kaynaklanıyor. Belediyeden kaynaklanıyor. Yönetim değişti. Şimdi hurra! İnönü ismi var diye yapılıyor.”
Kapı söküldü ama uzun sürmedi
Anadolu Hisarı halkının baskılarından sonra Bilir kapıyı sökmek istemiş, ancak İnönü en azından bahçedeki bitkilerin alınması için süre istemişti. Bilir’in yanıtıysa “Bahçe belediyenin güvencesinden, bütün zararlar karşılanacak” demiş ve kapıyı söktürmüştü.
Kapı açıldıktan sonra basına konuşan Bilir şunları söylemişti: “Toplarönü olarak adlandırılan bahçenin 600 metre kare genişliğinde. Bu alan Ali Erten adına 1996 yılında 15 metre kare olarak ödenen kira bedeli, bu güne kadar 10 metre kareye düşürülmüş. İşgaliye ödenmeye 1996 yılında başlandı. Alanın İnönülerle bir ilişkisi yok görünüyor. Beykoz Belediyesi kamuya ait arazileri işgal altına almış olanlar hakkında çalışma başlattı.“
Ancak bu da uzun sürmedi ve parka demir kapı çekilerek park tekrar kapatıldı.
‘Kamuya ait alan iş insanı için kapatılamaz’
Konuştuğumuz bölge halkı “İnönü devlet büyüğüydü. O dönem açılamadı belki ama en azından Tanık’a geçtikten sonra açılması gerekiyordu. Kamuya ait bir alan bir iş insanı için kapatılamaz. Ki biz İnönü döneminde de açılmasını çok istedik, mücadele verdik” dedi.
Tanık’ın yalıyı satın almasıyla beraber bırakın parkın açılmasını park yolu da yalının bahçesine dahil edilmiş. Vatandaşlar “Bizim Tanık’la bir derdimiz yok. Kendi yalısına istediğini yapabilir ama bize ait olan parkın iade etsin bize” ifadelerini kullandı.
‘Yetkililer parkımızı bize versin’
İBB’ye seslenen bir başka vatandaşsa, şu ifadeleri kullandı: “Bu mahallede denize yakın tek yer burası kaldı. Diğer kısımlara hep yalılarla kapanmış durumda. Denizi göremiyoruz. Ben çocukken yüzmeyi burada öğrendim şimdi torunlarımı götüremiyorum. Bir deprem olsa buradan deniz yoluyla ulaşım sağlayabileceğimiz yaralılarımızı götürebileceğimiz bir sahilimiz kalmadı. İBB geçenlerde gelip mühür vurdu konteynerleri kaldırdı ama parkı açmadı. Yetkililer gelip parkımızı bize versin.”
‘Kıyılar işgal altında’
Konuştuğumuz bir başka bölge sakiniyse şunları söyledi: “Ailemle hafta sonu deniz kenarında oturmak istiyorum, oturamıyorum. Büyüklerimiz eskiden burada denize girerdi. Sevinç İnönü zamanında ‘Burada içki içenler oluyor, biz orayı vakıftan kiraladık’ bahanesiyle park alanını yalıya dahil etti. Orası öyle kaldı sonra. Biran önce bu parkın bize iade edilmesini istiyoruz. Kıyılar işgal altında. Kendi ülkemde, kendi memleketimde denizi göremiyorum. Bunun bir izahı yok.”