Eskişehir’deki Gezi eylemlerinde sivil polisler ve esnaf tarafından dövüldükten sonra hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’a son tekmeyi atan polis memuru Mevlüt Saldoğan avukatı aracılığıyla tahliye talebinde bulundu.

Saldoğan’ın eylemcilere karşı husumetinin bulunmadığı savunulan dilekçede, “Herhangi bir husumeti bulunmaksızın birini öldürmek kastı ile hareket ediyorsa o zaman o insanın akıl sağlığı şüphede kalacaktır. Akıl sağlığı yerinde olmayan kişinin de cezai sorumluluğu ve ehliyeti tartışılacaktır” denildi.
72 saat boyunca uykusuz, yorgun ve perişan halde görev yapmış!
haber.sol.org.tr’den Elif Örnek’in haberine göre avukat Mutlu Karayılan’ın davaya bakan Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu 10 sayfalık dilekçede ’15 yıldır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde çalışan başarılı polis memuru’ diye bahsedilen Saldoğan’ın, kendisine verilen görevi hukuk sınırları içinde yerine getirdiği savunuldu.
Davada yargılanan polislerin 72 saat boyunca uykusuz, yorgun ve perişan halde görev yaptığını belirten Karayılan, Saldoğan’ın öldürme kastıyla hareket ettiğini düşünmenin akla, vicdana ve yasaya aykırı olduğunu öne sürdü.
‘Öldürme kastıyla hareket ediyorsa akıl sağlığı şüphede kalacaktır’

“Eğer bir insan durduk yere herhangi bir husumeti bulunmaksızın birini öldürmek kastı ile hareket ediyorsa o zaman o insanın akıl sağlığı şüphede kalacaktır” diyen Karayılan, Saldoğan’ın akıl sağlığını ve cezai ehliyetini tartışmaya açtı.
Saldoğan’ın eyleme katılanların hiçbirini tanımadığı gibi, hiçbir eylemciye karşı da husumeti bulunmadığını vurgulayan Karayılan, Ali İsmail’in ailesi ve avukatlarını ise ‘can siperane gayretle, aleyhte delil oluşturmakla’ suçladı.
TÜBİTAK’ın mahkemeye ulaşan raporuna karşın, olay anına ilişkin görüntülerde saldırıya uğrayan kişinin Ali İsmail Korkmaz olmadığı yönündeki iddiasını yineleyen Karayılan, tanık ifadeleri için de ‘yanlı ve çelişkili’ yorumunda bulundu. Mevlüt Saldoğan’ın ‘gerekirse kefaletle’ tahliye edilmesi talebi mahkemece reddedildi.