“Karanlığa küfredeceğine bir mum yak!” diyen Konfüçyus’un izinden gitmeli.
Gidişattan memnun olmayanlar artık işe yarar bir şeyler yapmalı.
Örneğin ben kendi adıma, adalet, hukuk ve yargı sistemindeki mevcut tıkanma ve çürüme karşısında nasıl bir reform, ne yönde somut değişiklikler yapılması gerektiği hususunda kafa yoruyorum ve kendimce öneriler geliştiriyorum.
Olası bir iktidar değişiminde “geçiş dönemi adaleti nasıl sağlanacak?” konusunu düşünüyorum.
Adil, demokratik, sürdürülebilir, yararı ve etkisi uzun süre korunacak ve aynı sorunların ileride tekrar etmemesi için nasıl bir reform kurgulanmalı?
Reformun “geçiş döneminde” şimdiki dönemin sorumlularından hukuk önünde nasıl hesap sormalı?
Sorumluları, görevini somut iş ve işlemleriyle kötüye kullananlar; yetkisi dahilindeki kötüye kullanımlara sesini çıkarmayanlar; elini taşın altına koymayıp köşede sessizce bekleyenler olarak kabaca üç gruba ayırırsak, adil bir hesap sorma modeli nasıl dizayn edilmeli?
1 Temmuz 2016’da bir kanunla tüm Yargıtay ve Danıştay üyelerinin görevlerine son verilmesinde olduğu gibi, genel ve acımasız bir “eli baltalı” yasal tasfiye modeli mi?
AİHM’in de meşru gördüğü tarafsız bir geçiş dönemi adaleti sağlama komisyonu ile kişi bazında somut değerlendirme yoluyla objektif biçimde “kuruyu yaştan ayırma” modeli mi?