Bundan üç dört sene öncesine kadar Türkiye bir umuttu. Yazık ki Türkiye diğer Ortadoğu ülkeleriyle aynı çizgiye gelmiş bulunuyor; içeride otoriter, dışarıda emperyal milliyetçiliğe evriliyor.
Dindar-mazbut kitleler, orta sınıf katmanları, yoksullar ve mağdur Kürtlerin tabanına, kısaca toplumsal merkeze dayanan AK Parti, şimdi yeni çatışmacı, intikamcı ve cezalandırıcı üslubuyla Selefiler gibi seçmenini giderek lümpenleştiriyor.
Saldırgan, anlayışsız, her an kavgaya hazır, ağzı bozuk, edep ve terbiyeden yoksun bir saldırganlar ordusu sözde tehlikelere karşı kefen giyen fedailer oluyor.
Köşe başlarını tutmuş tetikçiler, iliştirilmiş gazeteciler bunu körüklüyor. Teenniyi, sabrı, şefkati, sadeliği ve hakkı üslub ve hayat tarzı seçen fedakâr insanlar geri plana itiliyor.
Türkiye maalesef eskiye döndü. Yüz sene önce temelleri İttihatçılar tarafından atılmış bulunan siyaset bütün korkunçluğuyla sahnede.
AK Parti’nin tepe noktalarını ele geçirenlerin gerçekleştirdikleri “Ergenekon-AK Parti ittifakı”na şahit oluyoruz. İhale kesintileri, havuz, İran petrol ambargosu dolayısıyla dolaşıma giren kara para, kirli altın ve Neo Osmanlıcılık hayali ile Suriye iç savaşının finansmanında kullanılan kaynaklar ve izlenen yanlış bölge politikaları tümüyle bir şantaj olan söz konusu ittifakı mümkün kıldı.
Bu olup bitenler İslamcılıkla, Siyasal İslam’la uzaktan yakından ilgili değil.
Bölgenin içine girdiği anafor Türkiye’yi de içine çekiyor.