Ali Bayramoğlu: 'Üst akıl mantığı'nın işlev ve sonuçları açısından ulusalcı siyasi söylemden farkı nedir?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bir dönem asker, Kemalist gruplar, geleneksel sol tarafından Sevr paranoyasıyla dışa vuran, Kuvayı Milliye çağrılarıyla, Ali Kemal, Damat Ferit Paşa benzetmeleriyle, iç düşmana karşı sürekli teyakkuz şiarlarıyla aşina olduğumuz bu tını, bugün, “üst akıl”, “Batı kuşatması”, “Türkiye’yi bölme ve zayıflatma planları” gibi tabirlerle kendisini muhafazakâr kesimde gösteriyor.

Bugün sorular şunlar:

Son zamanlarda dillerden düşmeyen, sorunlu her durumu açıklayan, her yasağın bahanesi haline gelen “üst akıl mantığı”nın işlev ve sonuçları açısından ulusalcı siyasi söylemden farkı nedir?

Bugün kullanılan kimlikçi söylem ve izlenen kimlikçi politikaların, ahlakçı ve itaatkar toplum istikametinin, biçim açısından ulusalcı otoriterleşme ve cemaatleşme eğiliminden farkı nedir?

Bugün gelinen nokta itibariyle, ben bir fark göremiyorum.

Ali Bayramoğlu’nun yazısı