Türkiye’de hakim siyaset algısındaki ‘kök anlayış’ kimlik ve mensubiyet üzerine kuruludur. Bu anlayış, ana hatlarıyla, çok parçalı toplum fikrini tek parçalı millet kavramıyla ikame eder.
Bu zihniyette ‘sabit ve en güçlü öteki din, kimlik, gelenek’ olarak Batı’dır.
Batı algısı bu anlayışta birbirini besleyen iki temel unsur, hem ‘din-mensubiyet ilişkisi’ hem ‘kimlik-tarih ilişkisi’ açısından kilit bir rol oynar.
Bir yandan Batı’nın etkisi ve kimliği karşısında farklılığı, güç arayışını vurgulayan ‘ötekileşme’ eğilimini besler.
Nitekim milli ve yerel ortak deneyim öğeleri ve dini verilerle örülmüş mensubiyet duygusunda, geçmiş tasavvuru ve ‘geçmişin ütopya kılınması’, geçmiş üzerinden güç ve büyüklük algısı, bu zihniyetteki ‘kimlik ve kişilik refleksleri’nin en önemli unsurları olarak karşımıza çıkmaktadır.