Bu düzenin demokrasiyle yakından uzaktan ilişkisinin bulunmadığı da açık.
Bu “ara duruma” uygun bir tabir var aslında.
“Seçimli otokrasi…”
Otokrasi, malum, bütün güç ve yetkilerin bir kişinin elinde toplandığı siyasal düzendir.
“Seçimli otokrasi ise, otokrat niteliği baskın olan, ancak genel oya dayalı, çoğulcu seçimlerle iktidara gelip düzenli aralıklarla yapılan seçimlerle meşruiyetlerini tazeleyen” (Ahmet İnsel) bir rejimdir.
Türkiye, gün gelecek bu siyasi iklimden çıkacaktır.
Ama 2023 seçimleri, öncesi ve sonrasıyla, devletçi-milliyetçi-güvenlikçi istikamette toplumsal çoğunluk-siyaset-devlet bütünleşmesiyle, benim için seçimli otokrasi dönemi örneği olarak kalacaktır.
Toplumun (en azından çoğunluğunun) nereye, neden gittiği, neyi, neden meşrulaştırdığı önemlidir.
Tarihsel belirleyenlerin, dünya konjonktürünün, güç dengelerinin bizi şimdilik getirdiği nokta bu…