Kürt sorununun milli sınırlar dışına taşınması, PKK-PYD’nin en azından şimdilik İran ve Rusya ilişkilerinin yoğunluğu, ABD’ye ortaklık yapması, bunun yanında cumhuriyet tarihinin bölge ve kent merkezli en ciddi ayaklanmalarından birisinin yaşanıyor olması, Ankara’da devletin varoluşsal ögelerine yönelik bir durum ve saldırı olarak algılanıyor ve siyaset fikrine kapıları kapıyor.
Siyaset söz konusu olunca, AK Parti hükümetinin niyetleri arasında önce bu ayaklanmayı bastırmak, ardından Kürt sorununda sivil ve siyasal muhatap değiştirerek bölgedeki muhafazakar ve PKK dışı aktörlerle temas kurmak ve hazır olduğu an Öcalan’ı tekrar devreye sokmak bulunuyor.
Ancak açıktır ki, bunların gerçekleşeceği koşullar oluşsa bile, bu tür hamleler, sorunu çözecek bir hareket planı oluşturamaz. Ayaklanan, isyan eden, eline silah almış güçle temas etmeden ya da onun buharlaşmasını sağlamadan bugün bu sorunda yol almak pek mümkün görünmüyor, ayrıca Öcalan’ın 2013 siyaset planında ısrarlı olup olmadığı da belli değildir.