Suriye’de dengeler yerine oturmuyor. Kürt, Arap ve Alevi toplumsal ve siyasi yapıları arasındaki gerilim yüksek. Türkiye’nin ve İsrail’in bu ülke üzerindeki etkisi artıyor; Suriye, bu iki aktörün karşılaşma alanı hâline geliyor. Kıvılcımlar hafife alınacak gibi değil…
Gazze konusunda dönemsel bir sakinlik yaşanmakla birlikte, İsrail’in Ortadoğu’da hâkim güç olma arayışı, önleyici güvenlik saldırıları ve diğer ülkelere yönelik istikrarsızlaştırma politikaları hız kesmiyor; kesecek gibi de görünmüyor.
ABD, Venezuela’ya bıçağın ucunu gösteriyor. Çin’in Tayvan’a el koyma takvimi sıkışıyor. Şii-Sünni hâkimiyet çatışması Yemen üzerinden sahnelenmeye devam ediyor.
Büyük resimde, Soğuk Savaş sonrasını kuşatan büyük ittifaklar çözülüyor; popülizm ve liderler, demokrasinin önüne geçiyor. Güçlü siyasi irade yüceltiliyor, devlet fikri siyasetin merkezine oturuyor; ülkeler hem ekonomik hem de politik olarak içe kapanıyor.
2025 takviminin kapanması, 2026’nın farklı olacağını göstermiyor.
Önümüzdeki yol, bu karanlıktan ve işaret ettiklerinden geçiyor.