Alaattin Aktaş: İstatistikler çok güzel, şahane, daha ne istenir ki!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

TÜİK dün 2024 yılındaki gelir durumuna göre oluşturulan ‘2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’ni açıkladı.

Burada vatandaşa mikrofonu uzatan TÜİK, yani kamu. Verilen yanıtların özetinin özeti şu:

“Ekonomik durumum mu, tabii ki kötüye gitmiyor, tam tersine her geçen yıl daha rahat yaşıyorum!”

Diğer tarafta vatandaşın sokakta, çarşıda, pazarda nasıl yakındığı da malum; gazeteciler mikrofon uzattığında söylenen ne?

“Öldük, bittik, bu yaşımıza geldik böyle ekonomik sıkıntı görmedik!”

İyi de iki görüş birden doğru olamayacağına göre hangisi gerçeği yansıtıyor?

Yoksa mikrofonu tutana göre görüş mü değiştiriliyor?

Daha vahimi, TÜİK’e de durumun kötü olduğu söyleniyor ama bu veriler istatistiğe dönüşürken mi biçim değiştiriyor?

TÜİK’in araştırması gösteriyor ki yoksulluk geriliyor. Yalnızca yoksulluk değil, biraz sonra değineceğim, maddi ve sosyal yoksunluk oranında da gerileme gözleniyor.

2016 verisi olarak açıklanan ve 2015 yılındaki gelir düzeyine göre hesaplanan ve tüm yaşları kapsayan yoksulluk oranı yüzde 33,2 düzeyindeydi. Bu yıl açıklanan 2024 verisi ise yoksulluk oranının yüzde 27,9’a düştüğünü gösteriyor.

Aynı yıllar itibarıyla 0-17 yaş grubundaki yoksulluk oranı yüzde 42’den yüzde 36,8’e, 18-64 yaş grubundaki yoksulluk oranı yüzde 30,4’ten yüzde 25,1’e, 65 yaş üstündeki kesimdeki yoksulluk oranı ise yüzde 24’ten yüzde 22,8’e gerilemiş görünüyor.

İstatistikler çok güzel, şahane, daha ne istenir ki!

İyi de kamuoyuna verilen mesajlarda niye kapkara tablolar çiziliyor?

Alaattin Aktaş’ın yazısı