Akşener, Erdoğan'ın 'yolsuzluk' hamlesini gördü: Yasa teklifi talimatı veriyorum

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı yolsuzlukla mücadele için yasa tekliflerine destek vermeye çağırdı.

Fotoğraf: AA, Reuters

Erdoğan, iki gün önce “Yolsuzlukların olmadığı, rüşvetin olmadığı, yoksulluğun olmayacağı bir Türkiye’yi biz hallederiz. Şu an itibarıyla onun hazırlığı içindeyiz” demişti.

Akşener, partisinin Meclis grup toplantısına katıldı.

İYİ Parti liderinin konuşmasından önce eski AKP’li vekil Turhan Çömez, İYİ Parti’ye katıldı. Çömez’e rozetini Akşener taktı.

Daha sonra kürsüye geçen Akşener, özetle şunları dedi:

* Rüşvet var, yolsuzluk var, yoksulluk var ama bir şey daha var: 20 yıldır senin iktidarın var. Neymiş çözermiş. Çözemezsin çünkü rüşvet de yoksulluk da yolsuzluk da senin eserin. 20 yılın sonunda böyle bir vaat ayıptır.

* Sayın Erdoğan, elinde türlü imkan var ama sen hâlâ laf kalabalığı yapıyorsun. Yalanlarınla çalınan minareye kılıf dikiyorsun. Senin işin minarenin yerinde kalmasını sağlamak. Neymiş yolsuzluğu engelleyecekmiş. Ben lafa değil icraata bakarım. Eğer zerre samimiysen biz sonuna kadar varız. Buyur hodri meydan.

* Hatta sen hiç zahmet etme yorulma ben buradan milletvekili arkadaşlarıma, Birol Aydemir’e Ümit Özlale’ye Erhan Usta’ya ve gıcıkların şahı bütün milletvekillerine “Yolsuzlukla mücadele için yasa tekliflerinizi bir bir Meclis’e getireceksiniz” talimatı veriyorum. Madem yolsuzluğu halletmeye niyetlisin o zaman ne kadar samimisin görelim bakalım. Yine arazi olacaksanız olmaz. Onun için şimdiden uyarıyorum millete yolsuzluğu çözeceğim diye vadedip yasa tekliflerimize hayır oyu veren yalancıdır utanmazdır yüzsüzdür.

* Biz senin sözlerine zaten inanmıyoruz da sen kendi sözlerine gerçekten inanıyor musun? Sen faizleri düşürürken bu bankalar kâr rekorlarını nasıl kırıyor sana zahmet onu da anlatsana.

‘Sansür yasası’

* ‘Dezenformasyonla mücadele’ adı altında utanç verici sansür yasasının maddeleri teker teker Meclis’ten geçiyor. Bu yasaya el kaldıran vekilleri millete havale ediyorum. Ne yaparsanız yapın bu milleti susturamayacaksınız. Korkuyla, baskıyla, yasaklarla bu ülkeyi yönetemeyeceksiniz.

* 20 yıl iktidarda kaldılar ama Türk devletinin kerim yönetim anlayışından nasiplerini alamadılar. Milletimizin üç beklentisi vardı; hak ve hürriyetlerin teminat altına alınması, sosyal adalet ve güvenliğin sağlanması ve iç ve dış barışı oluşturan otorite oluşması. Devletin, milletten tecrit edildiği günlerden geçiyoruz. Kendisini devletin yerine koyan bay kriz kendisiyle aynı düşünmeyenler terörist, şükürsüz oluyor.

* Sırf onun istediği gibi düşünmüyor, yaşamıyor diye bu milletin kadınlarına ‘Sürtük’ dedi. Sırf karşı mahalleden gördüğü için bu milletin kız kardeşlerine, ablalarına ‘Sürtük’ dedi. Kadınların omuzlarında yükselen Cumhuriyeti ezmeye çalışan Sayın Erdoğan, sonra gençleri seçti. Gençlerin beklentilerini anlayamamıştı. Özgürlük istiyorlar diye ‘Çapulcu’, iş bulamıyorlar diye ‘Şımarık’ demişti, nefes alamıyorlar diye ‘süfli’ olarak suçluyor.

Gençlere vaatler

* Bana diyorlar ki, bu gençlere ne vaat ediyorsun. Ben size itirazı vaat ediyorum. İtirazın kurtuluşa giden ilk adım olduğunu 1919 ruhundan biliyoruz. Bu eğri düzenin hayatınızda ne kadar derin yaralar açtığını biliyoruz. Devleti bir zulüm aracı olarak kullananların adaletsiz mührünü biliyoruz. Tüm taleplerinizi hor gören, aşağılayan utanmazlar var, görüyoruz. Devletin vergi toplama hakkını kırbaç gibi kullananları görüyoruz.

* Gençlerimizi zorla, baskıyla, zulümle yıldıramadığımız milleti susturacaklarını zannediyorlar. Bu aziz milleti istibdat yasalarıyla bastıracaklarını sanıyorlar. Bu pejmürdeliklerine sadece acıyoruz. Gördüğümüz, duyduğumuz, bildiğimiz bu acı gerçekleri değiştirmek için bir şey istiyorum: İnadına vatanınızda kalın, inadına birlikte mücadele edelim. Gelin “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet” diyelim.