Adliye haberleriyle tanınan Alican Uludağ, 19 Şubat akşamı ‘evinde yakalanarak’ gözaltına alınmıştı. “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak”la suçlanıyordu. “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla da tutuklandı.
İktidar ortağı MHP’nin hukuk kurmayı Feti Yıldız, dezenformasyon suçunu yasada nasıl tanımladıklarını hatırlatmıştı.
Bir yanıltıcı bilginin gerçeğe aykırı olduğunu bilerek, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla alenen yayılması gerekiyordu.
Yetmiyor, bunun ülke güvenliğiyle kamu düzenini, sağlığını bozmaya elverişli olma şartı aranıyordu. Yoksa suçun şartları oluşmuyordu.
Hiçbir sonuç doğurmamış eski video ve sosyal medya paylaşımlarının bu şartları karşılamadığı ortada.
Ama bir o mu? Tutuklanan gazetecilerin haber verme ve eleştiri amacıyla hareket ettiği de ortada.
Tanımlanan suçun ne amaç ne de sonuç şartları karşılanıyor.
Kanuna göre aslolan zaten tutuksuz yargılama. Kanun değişikliğiyle çözülecek sorun değil. Uygulayıcılardan kaynaklanıyor. Uysalar sorun kalmayacak.
Uygulama düzelmedikçe yasa düzeltmenin fayda etmeyeceğini uygulayıcılara biri haber vermeli de, kim o?