Öyleyse ne oldu da Cumhurbaşkanı, AİHM’in Demirtaş kararına uymamayı siyasi iradeye mal etti? Bu yetki muhalefette olsa Demirtaş’ı bırakacaklarını iddia etti.
Tutuklama, mahkemelerin yetkisinde değilmiş de siyasi kararmış, yabancı yatırımcıyı bunun aksine ikna etme ihtiyacı ortadan kalkmış gibi…
Bence Cumhurbaşkanı, ihtiyaç kalmadığını düşündüğü için reform vaadini boşa çıkaracak o lafları etmedi.
Çünkü yüksek faize gelen sıcak paranın güvenilecek tarafı yok, Erdoğan bunu bilecek konumda.
TL’yi cazip kılan yüksek faize rağmen bankalardaki döviz mevduatı dahi azalmadı, çözülmedi.
Kendi vatandaşımız bile güven ortamı oluştuğuna ikna olup dolarını bozdurmuyor, yerli ve milli paramıza dönmüyor.
Yabancı yatırımcı nasıl güvenecek de uzun vadeli para yatıracak!
Onun için iktidar, doların 30 kuruş gevşemesine güvenerek reformlardan vazgeçmez, geçemez.
Cumhurbaşkanı, bir mesaj daha veriyor. Bu reformları başkaları zorladığı, istediği için değil kendi insanımız layık olduğu için yapacakları mesajı.