31 Mart seçim sonuçlarına dek düşmandı CHP, terör işbirlikçisiydi, milli güvenlik sorunuydu, dış güç ajanıydı.
İktidarın fanfar bandosu, “CHPKK” diyerek teneke çalıyordu ardından. “Ne helâlleşmesi, sizinle barışmayacak, ölümüne kutuplaşacağız; kutuplaşmazsak kalbimiz kurusun” naraları atıyorlardı.
CHP, birden yerli ve milli oldu. Aynı fanfar bandosu, fanfin etmeyi kesti. Şimdi Erdoğan’la Özgür Özel fotoğrafını güzelleyip alkışlıyorlar.
Oysa CHP, 31 Mart seçimlerinden önce hangi CHP idiyse hâlâ aynı parti.
Demek ki değişen, iktidar ve propagandası.
CHP; ezanla bayrak düşmanı, dinle devlet düşmanı gibi karalanmaktan çıktı. Siyaseten işbirliği yapmakta, oturup kalkmakta da hiçbir sakınca görülmüyor.
Siyasi iktidar mücadelesini, din mücadelesi havasına sokmaktan dönülüyor yani. CHP artık din düşmanı gibi gösterilmeyecek. Ne âlâ!
Hain, dönek, gevşek kimmiş; yüzleşmenin de sırası gelmiştir herhalde.
‘Yapmayın, etmeyin, ayrıştırmayın, yazıktır’ diye iktidar fedâilerini uyaranlar ne hain ne dönek ne gevşekmiş. Dönek de hain de gevşek de bu suçlamaları kullanarak din mücahidi, dava adamı geçinenlerin tâ kendisiymiş.
Takke düştü, kel de görüneceği kadar göründü sanırım.
Sorumluları için, tövbe ettikten sonra geriye şu ikisi kalıyor…
Sırf CHP’yle selam alınıp verilebileceğini başından beri söylediği için hayâsız akıncıların saldırısına uğrayanlardan özür dilemek, bir.
Yalan propagandayla aldatıldığı, bu da yıllarına mal olduğu için milletten ve Allah’tan af dilemek, iki.