Akademisyen Çıdam'ın Boğaziçi'ne girişi yasaklandı: 'Sırt dönme eylemine katıldığınız tespit edildiğinden…'

Akademisyen Dr. Volkan Çıdam, uzun yıllar çalıştığı Boğaziçi Üniversitesi kampüsüne girişinin yasaklandığını duyurdu.

Fotoğraf: Aslı Tarkan Kalaycıoğlu

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Volkan Çıdam, geçen ay on yılı aşkın süre çalıştığı üniversiteye yeniden atanmasının uygun görülmediğine dair tebligat aldığını duyurmuştu.

Çıdam, X hesabından bu işleme karşı dava açtıklarını, davanın açılmasından sekiz sonra kampüse girişinin yasaklandığını paylaştı.

Üniversitenin yasak kararı, rektör yardımcısı imzasını taşıyan şu metinle Çıdam’a iletilmiş:

“Rektörlüğün izni olmadan 24.07.2025 tarihinde Güney Kampüs meydanındaki sırt dönme eylemine katıldığınız tespit edildiğinden, kampüs giriş kartınızın Boğaziçi Üniversitesi Kurum Kimlik, Mezun ve Ziyaretçi Kartı Yönergesi’nin 18’inci maddesinin 10’uncu fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile pasif hale getirilmesine karar verilmiştir. Bu süre zarfında kampüs girişlerinde üçüncü kişiler için uygulanan protokol kurallarına göre Rektörlüğün izin verdiği hallerde kampüse giriş yapabileceğiniz hususunda bilgilerinizi rica ederim.”

‘Cezalandırma isteğinin tezahürü’

Çıdam, özetle şunları yazdı:

* Sözleşmemin ‘gerekçesiz’ yenilenmediğini duyurmuştum. 21 Temmuz günü bu işleme karşı dava açtık. Sekiz gün sonra kampüse girişim yasaklandı. Anayasa tarafından korunan protesto hakkımı kullanmaktan onur duyuyorum. Bu ülkeye, kamuya karşı görevimi yerine getirdim.

* Kampüsteki bilimsel dokümanlarımı, kişisel eşyalarımı alabilmem dahi Rektör’ün takdirine (!) havale edilmiş durumda. Benzer yasak uygulaması sonrası alınan bir yürütmeyi durdurma kararı üzerine Üniversite için düzenleme yapmaya yetkili organ Senato’yu devre dışı bırakılarak yazdıkları ‘Yönerge’ bir kıyım aracına dönüştü. Bir süre sonra, yönetimin isteği gibi düşünmeyen, davranmayan kimse kampüse giremeyecek.

* Emekli olmadığım, kampüse zaten kimlik bırakarak girebileceğim düşünüldüğünde, bu karar ancak kişisel bir ‘cezalandırma’ isteğinin tezahürü olarak anlaşılabilir.

Akademisyen Çıdam ‘karar siyasi’ diyerek duyurdu: Boğaziçi’ne atanmam uygun görülmedi