Onur Yaser Can polisin iyi muamalesinden ölmüş!

 

Bundan dört yıl önce İstanbul Narkotik Şube’de gözaltına alınıp çıplak aramaya, sözlü ve fiziki polis şiddetine uğramasının ardından hayatına son veren Onur Yaser Can’ın AİHM’de görülen davasında Türkiye, ‘Kendisine iyi davrandık’ diye savunma verdi.

Notta cinsel taciz ve kötü muamele yokmuş

onur yaser can

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre,  sanık polislerin ifadesine dayanak Can’a karşı insanlık dışı ve küçük düşürücü muameleden söz edilemeyeceğini savundu.

Bakanlık, Can’ın ölümünden önce yaşadıklarını sırayla yazdığı ve ölümünün ardından cebinden çıkan nottaki, “Çırılçıplak soyulup yere çöktürülüp öksürtüldüm” ifadesine, “Cinsel tacize ya da kötü muameleye maruz kaldığına dair ifade yer almamaktadır” yanıtını verdi.

Söz konusu nota göre Can hakarete uğradı, tokatlandı, çırılçıplak soyularak öksürtüldü, kendisine ağlayan bir insan sesi dinletildi. Verdiği ifade polislerce değiştirilerek zorla loş bir ortamda imzalatıldı, muhbirlik yapması istendi.

‘Metroya bırakmışlar’

Bakanlık AİHM’e gönderdiği savunmaya sanık polislerden Muhammet Ongun’un şu sözleri temel oluşturdu: “Suç unsuru bulunup bulunmadığını tespit etmek için arama gerçekleştirdim. Gömleğini kaldırdım, ayakkabılarını çıkardım ve pantolonunu aradım. Kötü muamele edilmemiştir. Hatta saat geç olduğu için kendisini metrobüse bırakıp bırakamayacağımızı dahi sormuştu. Kendisini metro istasyonuna bıraktık.”

Öte yandan bakanlık, Onur Yaser’in çıplak aramasının mevzuata uygun ve dokunulmadan yapıldığını öne sürerken Can’ın gözaltında olduğu süre boyunca endişeli olduğunun gözlemlendiğini de aktardı.

Ne Olmuştu?

onur yaser

Onur Yaser Can, 2 Haziran 2010’da Harbiye’de 8 gram esrar satın aldığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Yakalanmasından itibaren, sayısız hak ihlali ve usulsüz uygulamaya maruz kaldı. Yasalarda zorunlu olmasına rağmen Giriş Doktor Raporu temin edilmediği gibi ifadesi de avukat bulunmadan alındı.

Can, Narkotik Büro’ya üçüncü kez çağrıldığını öğrenmesinin ardından 28 yaşındayken evinin penceresinden atlayarak hayatına son verdi.

Aile, Onur’u alıkoyan ve ifadesine giren polisler hakkında ‘işkence, görevi kötüye kullanma ve cinsel saldırı’dan suç duyurusunda bulunsa da, Ergenekon ve 17 Aralık davalarının savcısı olarak bilinen Muammer Akkaş takipsizlik kararı vererek davayı kabul etmedi.

Polisler hakkında sadece Can’ın ifadesini değiştirdikleri gerekçesiyle ‘evrakta sahtecilik’ten ikişer yıl altışar aylık hapis cezası verildi ama Yargıtay bu kararı bozdu. Dava yeniden polislerin aynı suçtan yargılanmasıyla devam ediyor.

Geçtiğimiz mart ayında anne Hatice Can da, üç buçuk yıl hukuk mücadelesi vermesinin ardından dayanamayarak intihar etti.

Mehmet Pişkin’in değil, Onur Yaser Can ve annesinin intiharının peşine düşmeliyiz

Onur Yaser’in kardeşi Ezgi Can: İki canımızı yitirdik, işkenceyi gözardı edemeyecekler