Memlekette “beyaz” sınıfına dâhil edeceğimiz ne kadar gazeteci, yazar, aydın, entelektüel, işadamı, kripto Fetullahçı varsa, ödüle ve Sedat Peker’e kusuyor…
Böyle şey olur muymuş? Saygın bir gazete olan Milliyet, ne idüğü belirsiz bir mafya bozuntusuna nasıl ödül verirmiş?
Memlekette başka işadamı mı kalmamış?
Doğrudan Peker’i karşısına alamayanlar da (yani tırsanlar da), konuyu Demirören’in “yandaşlığına” bağlıyor. Adamcağız ödüle sinirlenmiş, “Şehrin En İyileri” ekini kapatmış, Peker’le arasına mesafe koymuş ama buna rağmen saldırılardan kurtulamıyor.
Öyle ya, “en hayırsever işadamı ödülü”, beyaz yakalı işadamı Cem Boyner’e verilmeliydi.
Peker’in ne hayır işlediğini bilmiyoruz ama Boyner’in işlediği hayırlar neredeyse bütün “çapulcu” kitaplarına konu oldu.
Gezi’den hatırlıyoruz: Çok “hayırlar” işledi.