Hürriyet gazetesinin bir yayınını protesto eden kişiler, o arbedede kötü bir iş yaptılar, giriş kapısındaki camı kırdılar. Olayın ayrıntısını basından izlediniz…
Protesto demokratik haktır.
Cam kırma işine gelince… Bakın bu yanlış oldu.
Fakat birader artık gına geldi… Olayın üzerinden kaç gün geçti, hâlâ Aydın Bey’in camını konuşuyoruz. Daha doğrusu, “konuşuyorlar…” (…) dünyayı ayağa kaldırdılar (…)
Olayı (..) “basın özgürlüğü” çerçevesinde görücüye çıkardılar ve bir posta da oradan gittiler; demeçler, kınama bildirileri, “basın özgürlüğü tehlikede” tezviratları…
Bir de “düşman” buldular: AK Parti Milletvekili Abdurrahim Boynukalın… Yüzlerce haber de Boynukalın için yaptılar…
Bitmedi. Bitmeyecek…
“Artık yeter” diyorum. Hakikaten yeter!
Kabak tadı verdiniz ve fena halde bıktırdınız.
Size bir “cam”a patlayan o “rezil haber”inizin nelere yol açtığını, ülkenin başına hangi gaileleri sardırdığını hiç düşünüyor musunuz? Arada sırada empati yapıp “Ne şerir adamlarmışız yahu!” diyor musunuz?