Davutoğlu’nun beyannamesi, Kati Piri’nin kaleme aldığı çirkin, yanlı ve haksız rapora çok benziyor. Metindeki ‘partimiz’ ibarelerini çıkarın, altına ‘Kati Piri’ yazın. Hiç sırıtmaz.
Metnin konuşulmamasından çok rahatsız olduğunu bildiren ilgili Davutoğlucu, “Muhteva konusundaki sükût, beyannamede eleştirilen şeylerin savunulamayacak şeyler olduğunu ikrardan geliyor” diyordu, “Muhtevayı konuşmayı bir kere kabul ettiler mi, Davutoğlu’na hak vermekten veya gülünç duruma düşmekten başka alternatiflerinin olmayacağını bilirler…”
İlgili Davutoğlucu kime seslendiğini net olarak yazmamış.
Erdoğan’a seslendiğini sanıyoruz.
Erdoğan’ın suskunluğunun ‘ikrar’dan (bir bakıma suçu kabullenmekten) kaynaklandığını söylüyor ve bu nedenle beyannamede dile getirilen eleştirilere (o ‘ıslahat’ diyor) gereğince cevap veremeyeceğini iddia ediyor.
Bence aşırı ‘iyimser’ bakıyor.
Erdoğan o beyannameyi görmemiştir bile. Okumamıştır.